İran-Suudi rekabeti MEZHEP TEMELLi Mi?

Ortadoğu’nun sürüklendiği kaos ortamını kendi nüfuzunu artırmak için bir fırsat olarak değerlendirmek isteyen İran “Hizbullah modeli” silahlı güçler oluşturulmasına destek vermiş Kasım Süleymani gibi figürleri cepheye sürmekten geri durmamıştır. Bu tavır, Suudi Arabistan’ın güvenlik kaygılarını artırmış ve aynı sertlikte cevap vermesine yol açmıştır.

  • Prof. Dr. Kemal İnat / Sakarya Üni. Öğ. Üy.

Suudi Arabistan tarafından Ayetullah Nimr’in idam edilmesiyle birlikte Tahran ile Riyad arasında tırmanan gerginliğin, zaten tarihinin en kanlı dönemlerinden birini yaşayan Ortadoğu’daki çatışma ve savaşların büyümesine yol açacağından endişe ediliyor. İki ülkenin ekonomik ve askeri açıdan bölgenin en güçlü devletleri arasında yer almaları, aralarındaki rekabetin çok uzun zamandır sürüyor olması ve son dönemde her ikisinin de artan bir şekilde güç politikasına yönelmeleri bu endişeleri besleyen faktörler olarak öne çıkıyor. Bu yazıda, Tahran ile Riyad arasındaki rekabetin nedenleri, bu rekabetin son dönemde neden daha büyük bir gerginliğe dönüştüğü ve eğer diplomasi yöntemiyle bu gerginlik çözülemezse bunun bölgesel yansımaların ne olacağı ele alınacaktır.

Önce iki ülke arasında neden sürekli bir rekabet ve gerginlik olduğuna cevap arayalım. Her şeyden önce bu rekabetin temel sebebinin Basra Körfezi’nin karşılıklı iki yakasındaki İran ve Suudi Arabistan’ın, gerek petrol ve doğalgaz rezervleri açısından çok zengin olan Körfez bölgesinde gerekse bütün Ortadoğu’da üstünlük kurma mücadelesine dayandığının altını çizmek gerekir. Bu yönüyle iki ülke arasındaki rekabet iki bölgesel güç arasında yaşanan üstünlük mücadelesi olarak adlandırılabilir. Bu mücadele sadece zengin enerji kaynaklarını kontrol etme çabasıyla sırlı kalmayıp, Lübnan, Irak, Yemen, Bahreyn ve Suriye’de mezhepsel ya da etnik açıdan kendisine yakın olan kesimleri iktidarda tutma konusunda izlenen politikaya kadar uzanmaktadır. Söz konusu bu ülkelerin bir türlü istikrara kavuşamamaların arkasında yatan sebeplerden biri de Tahran ile Riyad yönetimlerinin bu ülkelere yönelik müdahaleci politikalarıdır. Her iki ülkenin Ortadoğu’da izledikleri bu müdahaleci politikaları çoğu zaman “mezhepçi politika” olarak tanımlanmış ve eleştirilmiştir. Mezhepsel farklılıkların çatışmaya dönüşmesine zemin hazırlayan bu politikalar bütün Ortadoğu bölgesini daha da karanlık bir ortama sürükleyeceği endişeleri dile getirilmiş ve hatta Brzezinski gibi bazı Batılılar, mezhepsel çatışma girdabına sürüklenen Ortadoğu’nun Avrupa’nın yaşadığı “30 Yıl Savaşları”nın başlangıcında olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Mezhebin siyasallaştırılması

Bu noktada Suudi Arabistan ve İran’ın izledikleri politikanın gerçekten “mezhepçi” olup olmadığının incelenmesi konunun anlaşılması açısından yerinde olacaktır. Eğer mezhepçi politika ile kastedilen, bu ülkelerin kendi mezhepleri olan Şii ya da Vahhabi/Selefi kimliğe sahip olan başka ülkelerdeki halk gruplarına sahip çıkan ve onları korumayı amaç edinen politikalar ise Tahran ve Riyad’ın mezhepçi politika izlediğini ileri sürmek doğru olmayacaktır. Çünkü her iki ülkenin de çıkarlarıyla uyuşmadığı durumlarda başka ülkelerdeki Şii ya da Vahhabi/Selefi halklara destek olmadıkları görülmektedir.Fakat mezhepçi politika ile kastedilen, bu ülke yönetimlerinin, başka devletlerin sınırları içerisinde yaşayan kendileriyle aynı mezhepsel kimliği taşıyan halkların bu aidiyetlerini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaları ise gerek Suudi Arabistan ve gerekse İran mezhepçi politika izlemektedir.

Hatta bu ülkeler, başka ülkelerdeki kendileriyle mezhepsel yakınlığa sahip insanları kendi çıkarları doğrultusunda araç olarak kullanmakla kalmayıp, bu aracın etkinliğini artırmak için onların sayısını da artırmaya çalışmakta, yani şiileştirme ya da vahhabileştirme politikası da izlemektedirler. Ancak mezhepsel, etnik ya da sınıfsal aidiyetlerin dış politik çıkarlar doğrultusunda kullanılması ne yeni bir olgudur ne de İran ve Suudi Arabistan’a özgüdür. Gerek Ortadoğu bölgesindeki gerekse dünyanın başka yerlerindeki diğer birçok ülke bu tür aidiyetleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktadır. Ancak Tahran ve Riyad yönetimlerinin bu tür “mezhepsel aidiyetleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanan” politikalarda oldukça ileri gittikleri görülmektedir. Burada altı çizilmesi gereken bir başka nokta, bu tür mezhepçi politikaların aracı olarak kullanılan halk kesimlerinin genellikle bu “sahip çıkma süreçleri”nin kaybedenleri olarak karşımıza çıktıkları gerçeğidir. Lübnan, Suriye, Irak, Yemen ve Bahreyn halklarının yaşanan çatışmalarda asıl kaybeden taraf olmaları bu gerçeğin açık örnekleri olarak göze çarpmaktadır.

Çatışma yerine iş birliği

İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerginliğin bir başka nedeni, uluslararası ilişkiler biliminin sıkça kullandığı “güvenlik ikilemi” kavramıyla açıklanabilir. Girdikleri bölgesel üstünlük mücadelesinde birbirlerini sürekli olarak kendi varlığına tehdit olarak gören iki devlet, çatışma yerine işbirliği eksenli bir ilişki geliştirmeleri durumunda her iki tarafın da kazanacağına inanmamakta, karşı tarafın elde edeceği faydanın kendisi için mutlak zarar anlamına geleceği inancıyla sürekli olarak karşı taraftan daha güçlü olma çabası içerisinde olmaktadırlar. Bu çerçevede İran’ın Yemen, Lübnan ve Irak’ta izlemiş olduğu politikayı yayılmacı ve saldırgan olarak değerlendiren Riyad yönetimi, kendi ülkesindeki Şii azınlığın da Tahran tarafından kışkırtılacağı endişesiyle bir yandan içeride bu azınlığa karşı baskıcı politikalara yönelmekte, diğer yandan da silahlanma harcamalarını her geçen yıl artırmaktadır. 2014 yılındaki 80 milyar doların üzerine çıkan askeri harcamasıyla ABD, Çin ve Rusya’nın ardından dördüncü sırada yer alan Suudi Arabistan, neredeyse geri kalan Ortadoğu ülkelerinin toplamı kadar askeri harcama yapmıştır. Suudi yönetiminin bu şekilde silahlanması Tahran’da büyük bir endişeyle karşılanmış ve Riyad yönetimi Batı ile işbirliği yaparak İran’daki rejimi yıkmaya çalışmakla suçlanmıştır. Son dönemde ise İran, Suudi Arabistan’ı Sünni bir blok oluşturup İran ve Ortadoğu’daki diğer Şiileri tahakküm altına almaya çalışmakla itham edilmektedir. İki ülkenin birbirlerini büyük tehdit olarak görüp bu tehdidi bertaraf etmeye yönelik olarak silahlanma ve müttefik kazanma doğrultusunda attıkları adımlar karşılıklı tehdit algısını daha da artırmakta ve yukarıda değindiğimiz güvenlik ikilemi çerçevesinde bir kısır döngü oluşmaktadır. Tahran ile Riyad arasında oluşan güvenlik ikileminin kazananı ise kesinlikle iki ülke değil, silah şirketleri ve ittifak arayışıyla başvurdukları küresel güçler olmaktadır.

İran ile Suudi Arabistan arasındaki rekabetin çerçevesini bu şekilde çizdikten sonra, ikinci sorumuza, yani bu rekabetin son dönemde neden daha büyük bir gerginliğe dönüştüğü sorusuna cevap arayalım. Şii din adamı Ayetullah Nimr’in idam edilmesi iki ülke arasındaki gerginliğin artmasının asıl nedeni değil, son dönemde artan gerginliğin su yüzüne çıkmasıdır. Riyad tarafından, Lübnan’dan sonra, Irak’ta her geçen gün etkisini artırmakla, Suriye’de Esad yönetimini iktidarda tutmakla, Bahreyn’de Sünni iktidarı devirmeye çalışmakla suçlananİran’ın son olarak Yemen’deki Şii Husilere destek vererek bu ülkede Suudi Arabistan karşıtı bir yönetim inşa etmeye çalışması Suudi yönetimi açısından bardağı taşıran son damla olarak görüldü. Yemen konusunda beklenmedik şekilde müdahaleci bir politikaya yönelen Suudi Arabistan Sünni Arap devletlerden oluşturduğu bir koalisyonla Yemen’e askeri müdahalede bulunarak artık İran’a karşı daha sert bir politika izleyeceğinin sinyallerini vermiştir. Bunun iki temel nedeni vardır.

Tahran yayılmacı

İlk olarak, ABD’nin Ortadoğu bölgesindeki askeri varlığını azaltması sonrasında, Tahran’ın “yayılmacı” olarak gördüğü politikalarına karşı artık Washington yönetimine güvenemeyeceğini gören Riyad yönetimi İran’a karşı kendisinin sahaya inmesi gerektiğini düşünmeye başlamıştır. Obama yönetiminin, ülkesinin Ortadoğu’daki askeri varlığını azaltmakla kalmayıp, nükleer konuda İran ile anlaşmaya gitmesi ve bu ülkeyle ilişkilerini “normalleştirmeye” çalışması Suudi yönetimini iyice endişelendirmiştir. Çünkü Obama’dan farklı olarak Kral Selman, İran’ın halen daha rejimini ve mezhebini bölge ülkelerine ihraç etmeye çalıştığını ve askeri güç de kullanmak suretiyle bölgeyi istikrarsızlaştırdığını düşünmekteydi. Suudi Arabistan’ın İran’a karşı artık daha sert politika izlemesinin ikinci nedeni ise ekonomik ve askeri açıdan ulaştığı düzeyin artık İran karşısında daha sağlam durması için yeterli olduğunu düşünmesidir. İran nükleer sorun nedeniyle ekonomik ve askeri yaptırımlarla boğuşurken gücünü artıran Suudi Arabistan 750 milyar dolara ulaşan gayri safi yurtiçi hasılasıyla Türkiye’den sonra Ortadoğu’nun ikinci büyük ekonomik gücü konumundadır. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olarak elde ettiği gelirlerin önemli bir kısmını silahlanma yolunda harcayan Riyad yönetimi ülkesini Ortadoğu’nun teknik açıdan en donanımlı devletlerinden biri yapmıştır. Ekonomik ve askeri açıdan elde ettiği bu gücü kullanmaktan çekinmeyen Suudi Arabistan, Suriye’de İran tarafından desteklenen Esad yönetimine karşı mücadele eden muhaliflerin en önemli destekçisi iken, Bahreyn’de Arap Devrimlerinin bir yansıması olarak çıkan isyanlar karşısında kendisine yakın olan el-Halife yönetimini iktidarda tutmak için BAE ile birlikte askeri müdahalede bulunmaktan çekinmemiş ve Yemen’de de Husilere karşı Hadi yönetimini askeri operasyonlarla desteklemeye devam etmektedir.

İran ile Suudi Arabistan arasındaki rekabetin son dönemde daha büyük gerginliğe dönüşmesi sadece Suudi Arabistan’ın politikalarından kaynaklanmamaktadır. Riyad’la karşılaştırıldığında geleneksel olarak daha müdahaleci politikalar izleyen Tahran yönetiminin de son dönemde bu müdahaleci politikalarını artırdığı görülmektedir. Arap Devrimleri süreciyle birlikte Ortadoğu’nun sürüklendiği kaos ortamını kendi nüfuzunu artırmak için bir fırsat olarak değerlendirmek isteyen İran, bir yandan Lübnan ve Suriye’deki nüfuzunu korumaya çalışırken, diğer yandan Irak, Yemen ve Bahreyn’de yeni nüfuz bölgeleri kazanmaya çalışmıştır. Bunu yaparken temel olarak “Hizbullah modeli”ni kullanan Tahran yönetimi bu ülkelerde Hizbullah benzeri silahlı güçler oluşturulmasına destek vermesinin yanında, Kasım Süleymani gibi figürleri cepheye sürmekten geri durmamıştır. İran’ın müdahaleci politikalarındaki bu artış, kuşatılmışlık duygusuna kapılan Suudi Arabistan’ın güvenlik kaygılarını artırmış ve aynı sertlikte cevap vermesine yol açmıştır.

İran ve Suudi Arabistan gibi, sadece Ortadoğu’nun değil İslam dünyasının en önemli devletleri arasında yer alan iki ülkenin son krizle birlikte, bugüne kadar temsilciler üzerinden yürüttükleri çatışmayı doğrudan yürütür hale gelmeye doğru yaklaşmaları bütün Ortadoğu için ciddi riskler barındırmaktadır. Tahran ile Riyad arasındaki gerginliğin artması iki ülke arasındaki sıcak çatışma riskini artırdığı gibi, başta Suriye ve Yemen sorunu olmak üzere bölge sorunlarının diplomatik yollarla çözülme şansını da azaltmaktadır. Çünkü her iki ülke de bölgedeki sorunların çoğunda destekledikleri aktörler üzerinden taraf konumundadır ve onların rızası olmadan çözümü mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle, Ortadoğu’da zaten zor olan barıştan söz edebilmek için İran ile Suudi Arabistan arasındaki krizin daha fazla büyümeden diplomatik yollarla çözülmesi çok önemlidir.

kinat@sakarya.edu.tr (Prof. Dr. Kemal İnat / Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi)

 

Haber Turu

İnternet neden yavaşladı? Sebebi belli oldu

İnternet neden yavaşladı? Sebebi belli oldu

Twitter Facebook ve Youtube'a tedbir amaçlı kısıtlama getirildi.

Fırat Nehri’nin batısında PYD oyunu

Fırat Nehri’nin batısında PYD oyunu

ABD yönetimi Suriye’de PKK uzantısı PYD’yi Fırat’ın doğusuna geri gönderme güvencesi vermesine rağmen örgüt yeni hakimiyet alanları kazanmaya çalışıyor. PYD’nin hamlelerine Türk Silahlı Kuvvetleri top atışlarıyla karşılık veriyor.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü açılıyor

Yavuz Sultan Selim Köprüsü açılıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla, birçok özelliği bakımından Türkiye ve dünya mühendislik tarihi için büyük bir kilometre taşı olma niteliğindeki Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu yarın törenle açılacak.

Önce minibüs çarptı, sonra...

Önce minibüs çarptı, sonra...

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde, yolun karşısına geçmeye çalışırken önce bir minibüsün, daha sonra otomobilin çarptığı kadın hayatını kaybetti.

Gülen'in akrabasına KPSS sorularını veren kişi tutuklandı

Gülen'in akrabasına KPSS sorularını veren kişi tutuklandı

Fetullah Gülen'in akrabası Muhammet Sait Gülen'e 2010 KPSS'den önce sınav sorularını gösteren Özcan Solmaz ile birlikte 2 kişi tutuklandı.

Bilecik'te 24 emniyet mensubu tutuklandı

Bilecik'te 24 emniyet mensubu tutuklandı

BİLECİK'te Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 32 emniyet mensubundan 24'ü tutuklandı, 8'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

7 Türk vatandaşı Yunanistan'a kaçtı

7 Türk vatandaşı Yunanistan'a kaçtı

Yunanistan Hükümet Sözcüsü Olga Gerovasilli, 7 Türk vatandaşının ülkeye yasa dışı yollarla giriş yaptığını söyledi.

Raybüs traktöre çarptı

Raybüs traktöre çarptı

Sivas'ın Ulaş ilçesinde kontrolsüz hemzemin geçitte raybüsün traktöre çarpması sonucu meydana gelen feci kazada 2 çocuk hayatını kaybetti.

Minibüs, belediye otobüsüne çarptı

Minibüs, belediye otobüsüne çarptı

ADIYAMAN'da düğünden dönenleri taşıyan minibüsün, kırmızı ışıkta bekleyen belediye otobüsüne çarpması sonucu 14 kişi yaralandı.

Başbakanlık'tan 'Fırat Kalkanı' açıklaması

Başbakanlık'tan 'Fırat Kalkanı' açıklaması

Başbakanlık'tan yapılan açıklamada, TSK'nın 'Fırat Kalkanı' terörist hedefleri en yüksek hassasiyetle vurduğu belirtildi.

Kanada’da Tatar yayıyla 3 kişi öldürüldü

Kanada’da Tatar yayıyla 3 kişi öldürüldü

Toronto kentinde bir evde 3 kişinin cesedi bulundu.

Merkel'in konvoyunda şüpheli araç

Merkel'in konvoyunda şüpheli araç

Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'ı ziyaret eden Almanya Başbakanı Angela Merkel'in konvoyuna girmeye çalışan şüpheli aracın sürücüsü gözaltına alındı.

İran ile ABD arasında gerginlik

İran ile ABD arasında gerginlik

ABD'ye ait bir savaş gemisinin İran Devrim Muhafızları'na ait bir geminin, İran Körfezi'nde yaklaşması üzerine, üç kez uyarı ateşi açtığı bildirildi.

AP’den ilk ses: 40 gün geciktik özür dileriz

AP’den ilk ses: 40 gün geciktik özür dileriz

ABD’nin ardından Avrupa’dan da 15 Temmuz’la ilgili özür açıklaması geldi. AP Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Brok, “ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın yönelttiği özrü ben de tekrarlıyorum” dedi.

ÖSO'dan flaş açıklama: Türkiye söz verdi

ÖSO'dan flaş açıklama: Türkiye söz verdi

ÖSO, önceliklerinin kenti, sivillerin geri dönebileceği hale getirmek olduğunu ve Türkiye'nin bu konuda destek sözü verdiğini belirtti.

Biden'in Türkiye'deki sözlerine ABD'den açıklama

Biden'in Türkiye'deki sözlerine ABD'den açıklama

Beyaz Saray, Biden'in Ankara ziyaretinde söylediği "Keşke Gülen ABD yerine başka bir ülkede olsaydı." sözlerine açıklık getirdi.

Somali'de patlama

Somali'de patlama

Somali'nin başkenti Mogadişu'da bir lokantanın yakınında patlama oldu.

Polonya ve Rusya arasında tatbikat gerilimi

Polonya ve Rusya arasında tatbikat gerilimi

Polonya Savunma Bakanlığı, Rus ordusunun savaş hazırlığının denetlenmesi için ani tatbikata başlaması üzerine, ülkenin üst düzey güvenlik yetkililerini acil toplantıya çağırdı.

Sultan Murat Tugayları: Önce Çobanbey ardından Menbiç'e...

Sultan Murat Tugayları: Önce Çobanbey ardından Menbiç'e...

Cerablus'a giren ÖSO içerisinde yer alan Sultan Murat Tugaylarının komutanlarından Ali Şeyh Salih önce Çobanbey'e ardından Menbiç'e ilerleyeceklerini söyledi.

18 yaşına girene 500 Avro veriyorlar

18 yaşına girene 500 Avro veriyorlar

İtalya'da, 18 yaşına giren her gence kültürel aktivitelerde bulunmalarını sağlamak amacıyla 500 euro veriliyor.

Yerli akıllı telefonda ihracat başladı

Yerli akıllı telefonda ihracat başladı

Vestel’in Manisa’da üretimini yaptığı yerli akıllı telefon dünya pazarına ihraç edilmeye başlandı.

Kurbanlık hayvan sıkıntısı yaşanacak mı?

Kurbanlık hayvan sıkıntısı yaşanacak mı?

Kurbanlıklar konusunda açıklamada bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik “Bayram için tüm hazırlıklarımız fazlasıyla tamam.

Boğaz’da tarihi güne dünya şahitlik edecek

Boğaz’da tarihi güne dünya şahitlik edecek

Yavuz Sultan Selim Köprüsü bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşecek törenle hizmete girecek. Birçok ülkenin devlet başkanı da Boğaz’daki açılış törenine katılacak.

Bu bilançoların imkanı bugünler için lazım

Bu bilançoların imkanı bugünler için lazım

Darbe girişimi sonrası halkın döviz satarak ekonomik refleks de gösterdiğine dikkat çeken İş Bankası Genel Müdürü Bali “Bu bilançoların yarattığı imkânlar bir şeye lazım olacaksa bugünler için lazım” dedi.

3. Köprü’ye komşu proje

3. Köprü’ye komşu proje

Sur Yapı’nın bugün açılışı yapılacak olan Yavuz Sultan Selim köprüsüne yakın projeleri İlkbahar ve Gölbahçe Evleri yatırımcısına kazandırmaya devam ediyor.

Türkiye’de hiç olmayan teknoloji yatırımı yolda

Türkiye’de hiç olmayan teknoloji yatırımı yolda

Ekonomi Bakanı Zeybekci, geçen hafta açıkladığı 8 milyar dolarlık yabancı yatırımın detayını açıkladı. Zeybekci “Türkiye’de şu ana kadar olmayan bir teknolojinin yatırımı olacak” dedi.

Bursalı şirket 200'den fazla uçak sattı

Bursalı şirket 200'den fazla uçak sattı

Alman bir uçak firmasını satın alan Bursalı şirket, 200'den fazla satış yaptığını belirtti.

Piyasalar günü nasıl kapattı?

Piyasalar günü nasıl kapattı?

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 673,57 puan artışla 76.789,89 puandan kapandı.

İstanbul'da taksi ücretlerine zam geldi

İstanbul'da taksi ücretlerine zam geldi

İstanbul'da taksimetre açılış ücreti 3,20 liradan 3,45 liraya, kilometre başına ücret 2 liradan 2,10 liraya çıkarıldı.

Altın 1,5 ayın en düşük seviyesini gördü

Altın 1,5 ayın en düşük seviyesini gördü

Altının gram fiyatı, ons fiyatındaki düşüşe paralel 125,47 lira seviyesine kadar gerileyerek yaklaşık 1,5 ayın en düşük seviyesini gördü.

'Penaltı golü rakibin turu tamamen geçmesini sağladı'

"Penaltı golü rakibin turu tamamen geçmesini sağladı"

Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Şampiyonlar Ligi tecrübesi olan bir takımla oynadıklarını belirterek, "Penaltı golü rakibin turu tamamen geçmesini sağladı" dedi.

Beşiktaş kafilesi Konya'da

Beşiktaş kafilesi Konya'da

SPOR Toto Süper Lig'in ikinci haftasında deplasmanda Atiker Konyaspor ile karşılaşacak olan Beşiktaş kafelisi, özel uçakla Konya'ya geldi.

Beşiktaş, transferin son günlerinde coştu

Beşiktaş, transferin son günlerinde coştu

Beşiktaş transferin son günlerinde bombaları arka arkaya patlatıyor.

Samir Nasri Beşiktaş'ta

Samir Nasri Beşiktaş'ta

Beşiktaş, uzun süredir transferi için uğraşılan Samir Nasri ile anlaşma sağladı. Siyah-beyazlı takımın Fransız futbolcu için resmi açıklama yapması bekleniyor.

Katalog çekiminde Caner yer almadı

Katalog çekiminde Caner yer almadı

Caner Erkin'in Inter'den ayrılığı resmileşiyor... Önceki günlerde takımdan ayrılmasının beklenildiği ifade edilen futbolcu takımının yeni sezon programına katılmadı.

Avrupa'ya Osmanlı damgası!

Avrupa'ya Osmanlı damgası!

Osmanlıspor, UEFA Avrupa Ligi play-off eleme turunda 1-0 kazandığı ilk maçın rövanşında Midtjylland'ı 2-0 yenerek adını gruplara yazdırdı

Şampiyon olduktan sonra kendisine bakın nasıl seslenilmesini istedi

Şampiyon olduktan sonra kendisine bakın nasıl seslenilmesini istedi

Galatasaray taraftarının Riekerink'i çok sevdiğini ve kendisine 'Riekerink Bey' dediklerinin hatırlatılması üzerine Hollandalı teknik adam bakın cevap verdi...

İşte Beşiktaş'ın yeni forveti!

İşte Beşiktaş'ın yeni forveti!

Beşiktaş golcü futbolcu Mario Gomez'in takımdan ayrılmasının ardından yerini Porto'nun yıldız forvetini transfer ederek doldurdu.

Avrupa'da yılın futbolcusu belli oldu

Avrupa'da yılın futbolcusu belli oldu

Avrupa'da yılın oyuncusu ödülü Cristiano Ronaldo'nun oldu.

Fikret Orman'dan Şampiyonlar Ligi değerlendirmesi

Fikret Orman'dan Şampiyonlar Ligi değerlendirmesi

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, bugün çekilen UEFA Şampiyonlar Ligi kurasını değerlendirdi.

Güneşe en yakın gezegen bulundu

Güneşe en yakın gezegen bulundu

Bilim adamları, Güneş Sistemi'ne en yakın yıldız Proxima Centauri'nin yörüngesinde dünyaya benzeyen bir gezegen buldu.

TEM Otoyolu'nu kullananlar dikkat!

TEM Otoyolu'nu kullananlar dikkat!

TEM Otoyolu Bolu mevkisinde İstanbul istikametinin 5, Ankara istikametinin 2 ve Bolu Doğu Kavşağının 3 gün ulaşıma kapatılacağı belirtildi.

Adana polisi, üniversitede FETÖ tuzağına karşı proje geliştirdi

Adana polisi, üniversitede FETÖ tuzağına karşı proje geliştirdi

Adana Emniyet Müdürlüğü, terör örgütü elamanlarının üniversite kayıt dönemlerinde çeşitli bahanelerde öğrenci ve ailelerle iletişim kurarak gençleri örgüt yapısı içine çekmesini önlemek için El Ele Güvenli Geleceği adlı bir proje geliştirdi.

'Emniyet kemeri' hayatlarını kurtardı

'Emniyet kemeri' hayatlarını kurtardı

Edirne'nin Keşan ilçesinde duvara çarparak takla atan araçtaki hamile kadın ile eşi taktıkları emniyet kemeri sayesinde kazayı yara almadan atlattı.

Minik dostlara haybulans

Minik dostlara haybulans

Yalova Belediyesi, yaralı hayvanlara müdahalede geç kalınmaması için olay yerinde cerrahi müdahale yapma imkanı da olan hayvan ambulansı ‘haybulans’ı hizmete soktu.

Oyuncu İsrafil Köse'ye gözyaşlarıyla veda

Oyuncu İsrafil Köse'ye gözyaşlarıyla veda

İstanbul’da geçirdiği trafik kazası sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden oyuncu İsrafil Köse, Bahçelievler’deki Ulu Camii’nde ikindi namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Kocasinan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Ünlü oyuncunun cenazesinde gözyaşı sel oldu

Ünlü oyuncunun cenazesinde gözyaşı sel oldu

İstanbul’da geçirdiği trafik kazası sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden oyuncu İsrafil Köse, Bahçelievler’deki Ulu Camii’nde ikindi namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Kocasinan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

130 kiloluk orkinos zıpkınla böyle vuruldu

130 kiloluk orkinos zıpkınla böyle vuruldu

Çanakkale'de 2 metre boyundaki dev orkinosun zıpkınla vurulma anı su altı kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

Süleymaniye'nin dehlizleri keşfedilmeyi bekliyor

Süleymaniye'nin dehlizleri keşfedilmeyi bekliyor

Mimar Sinan'ın her yönüyle mimari bir şaheser olarak günümüze ulaşan eseri Süleymaniye Camisi'nin hala çözülemeyen sırları, ibadete açılışının 460. yılında da keşfedilmeyi bekliyor.

Suriyeli demirci ustası, boş varillerle oturma grubu yapıyor

Suriyeli demirci ustası, boş varillerle oturma grubu yapıyor

Suriyeli demirci ustası İbrahim Hacı Taha, yaşadığı Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde temin ettiği boş varilleri koltuk takımı, masa haline getirip, satarak geçimini sağlıyor.