İslam’ın gelecek 50 yıllık gündemi

Bugün sufi olmak İbn Arabi’nin insan-ı kamil kavrayışının Marks’ın yaratıcı emek düşüncesiyle ortaklığını görmeyi de gerektirir. Yani Marks’ı tasavvufa mal etmeyi. Zaten Marks da yaratıcı emeğin kutsal ‘arzu’sunu Spinoza’dan devralmıştı. Spinoza ise İbn Arabi’den... İslam’ın önümüzdeki 50 yıllık gündeminin ilk maddesi bu konudur.

  • Esat Arslan / Yazar

2008 finansal krizinden sonra girmiş olduğumuz döneme ‘Büyük durgunluk’ adını veriyor Nobel ödüllü iktisatçı Joseph Stiglitz. Ona göre bu durgunluğun sebebi küresel talep yetersizliği. Yeryüzünde şu anda -yeni hiçbir teknolojik yatırım yapılmazsa bile- tüm dünyayı haydi haydi refaha erdirecek bir üretim potansiyeli var. Ve konu hakkında yapılmış ciddi araştırmalar yeryüzünün doğal kaynaklarının verimli kullanılması halinde küresel ekonominin on milyardan rahat ettireceğini fazla insanı erdirebileceğini söylüyor. Yani küresel kıtlık koşullarının uzağındayız. Fakat yeryüzünde milyarlarca insanın cebinde bir kuruş bile olmadığı için bu üretim potansiyelini karşılayacak bir küresel talep yok.

Stiglitz’in ima ettiği şey şu: Küresel piyasaların yapılanması, sayısız firmanın bunlardan herhangi birinin piyasayı kontrol etme imkanı olmadan, birbiriyle rekabet ettiği bir düzen sergilemiyor. Her sektörde, sektörü kontrol eden az sayıda firma var ve bu firmalar doğal kar oranının çok çok üstünde bir kazanç, yani rant elde ediyor. Kar oranı yüzde 20 bile olsa, firma bundan kar edip üretimini ve teknolojik yatırımını sürdürecekken, piyasadaki üstün gücü sayesinde yüzde 100’ün üzerinde kazanç sağlayabiliyor. Bu sebeple para, bu parayla ne yapacağını bilmeyen az sayıda firmanın elinde toplanıyor. Tüketsen tüketemezsin. Yatırıma aktarmak istesen bunu karşılayacak bir talep yok. Ve haliyle bu para tüketicilere akmıyor. Dev firmaların elinde birikiyor.

Patlamaya hazır balonlar             

2008 krizinin hangi dinamiklerle geleceğini 2001 yılında öngören Robert Brenner, firmalarda toplanan bu paranın finansal piyasalara aktığını söylüyor. Onun tespitine göre finansal piyasalardaki değerlerin yüzde 70’inden fazlası bu büyük firmalara ait. Ve reel sektörde aradığını bulamayan firmalar, artık finansal piyasalarda kazanç peşinde koştuğu için ve finansal piyasalar giderek daha fazla reel ekonomiye nüfuz ettiği için, finansal piyasalarda yatırıma akan bu tasarruf reel değerleri şişiriyor. Örneğin 10 bin dolar etmeyecek bir evin fiyatı 30 bin dolara çıkıyor. Büyük balonlar oluşuyor ve bu balonlar eninde sonunda patlıyor. 2008 krizi de bu yolla cereyan etmişti.

Kriz kahini olarak ünlenen Nouriel Roubini bir finansçı. En büyük problemin finansal piyasalara akan muazzam ölçekteki para, yani tasarruflar olduğunu biliyor. Fakat bu tasarrufların nereden geldiğini kestiremiyor. Bu nedenle 2008 krizini bir ABD ve finans krizi olarak okuyor. Onun gözünde olayın küresel seyir alması bu krizin yayılmasından ibaret. Halbuki bu tasarrufların kaynağı, reel sektörde muazzam kazançlar elde edip yeterli tüketim talebi olmadığı için bu tasarrufları finansal piyasalara sokan dev şirketler. Üstelik bu ABD firmalarına has değil. Avrupa, Japonya, Çin gibi ülkelerinin de dev firmaları aynı stratejiyi izliyor. Yani kriz ne ABD’nin ne finansal piyasaların krizi. Kriz, küresel reel ekonominin krizi, bu kriz kendini finansa taşıyor, finansta balon yaratıyor ve bu balon eninde sonunda en zayıf halkada patlıyor (ABD konutları) ve hemen sonra diğer balonları da patlatıyor. Finansal piyasaların gazıyla şişmiş reel ekonomi değerleri, balon sönünce asli haline dönüyor. Bu da büyüme, istihdam gibi rakamları alt üst ediyor.

Durgunluk dönemi

Küresel olarak büyük durgunluk dönemindeyiz. Çok büyük bir teknolojik keşif olmazsa bu durgunluk kalıcı. Ve bu keşfin herhangi bir emaresi yok. Bu yüzden bu durgunluk belki de önümüzdeki 50 yılın esas gündemi. Lokal olarak iyileşmeler olabiliyor. Son birkaç yıldır ABD’nin durumu gibi. Ama bu başka lokalliklerin çökmesi pahasına oluyor (şu anda Çin’in yaşadığı kriz gibi)... Aynı zamanda küresel bağlantılar, çok derin ve çok boyutlu olduğu için bir ülkenin yaşadığı çöküşün diğerlerini de geriye atması kaçınılmaz. Bir çeşit yengeç sepeti bu. Yükselen ekonomileri, düşen ekonomiler aşağı çekeceği için kapitalizm küresel ölçekte ağır problem yaşamaya mahkum.

Henüz finansal piyasalar Amerikan İmparatorluğu tarafından 1970’lerde egemen hale getirilmemişken büyük firmaların piyasa sistemini bozmasına Kennedy’nin iktisat danışmanı Kenneth Galbraith de işaret etmişti. Çözüm olarak büyük firmalardan ağır vergiler alıp -ki bu vergilerden sonra bile üretim ve yatırım onlar için cazip olacaktır- bunu insanlığın maddi ve manevi kalkınmasına adamayı önermişti. Fakat o dönemlerde kapitalizm için işler tıkırındaydı. Ve onu ciddiye alan pek kimse olmadı. Bugün ise 1970’lerde finansal yatırımların alabildiğine karlı hale getirilmesiyle işler daha da kötüleşti. Reel gelirleri düşen tüketiciler borçlandırılarak tüketime alıştırıldı. Reel karları sabit kalan firmalar değerlerinin finansal piyasalarca şişirilmesi sonucu karlılıklarını artırdı. Tüketicilerin evleri de üreticilerin firmaları da finansal spekülasyona ve balonlaşmaya giderek daha fazla tabi kılındı. Balonların patlamasından sonra artık borçlanamayan tüketiciler tüketememeye, borçlanamayan ve firmalarının finansal değerleri düşen üreticilerse üretmemeye, dolayısıyla ekonomiler de büyümemeye başladı. Artık sadece çevredekiler değil, gelişmiş dünyanın tüketicileri de giderek daha fazla eşitsizliği sorun etmeye başladı. Ünlü diplomat Richard Haass’ın belirttiği üzere ‘Kalıcı büyüme olmazsa eşitsizlik gözlere batar’. Bu çok büyük bir tehdit. Stiglitz de büyük durgunluğun analizine halk isyanlarını anlatarak başlayıp yine aynı konuyla bitiriyor. ABD’nin egemenlerine “Egemenliğiniz kalıcı değil, haberiniz olsun” ihtarını açıktan yapıyor. Bugün ABD’de en zengin yüzde 1’e savaş açmış bir başkan adayının sesi giderek daha gür çıkıyor. 10 yıl önce bu hayal bile edilemezdi.

Zenginden al, fakire ver

Roubini bir finansçı ve reel ekonomide neler döndüğünü bilmediği için küresel talep yetersizliğinin farkında olan Stiglitz’in tam tersi çözümlere ulaşıyor: “Ücretleri düşür ve işten çıkarmaları kolaylaştır.” Bu talep yetersizliği sorununu daha da içinden çıkılmaz hale getireceği için ekonominin uzun vadede ölümü demek. Stiglitz ise sorunun küresel olduğunu bilmesine rağmen lokal bir çözüm arıyor: “ABD’nin en zenginlerinden aldığın vergileri ABD’nin en fakirlerine aktar.” Halbuki sorun küresel ve çözümün kalıcı olması için tedbirin de küresel olması gerekiyor: Fakir kalmış bir Türkiye, ABD mallarını ithal edemez. İhracatın durması ağır bir kriz sebebidir. Bu yüzden çözümün şöyle olması gerekir: “Yerkürenin en zenginlerinden aldığın vergileri, yerkürenin en fakirlerine aktarmanın verimli yollarını bul ve bırak bu para küresel ekonominin kılcallarında aksın, tüm yerküreye hayat versin. Böylece büyük bir para, finansal piyasalardan çekilip reel ekonomiye aktarılacağı için, finansal piyasalar da bugünkü gibi reel ekonomiyi sömürmeyi bırakıp Keynes’in ona tayin ettiği işleve dönsün.

Küresel egemenlerde şu an için böyle bir bakış yok. Onlar daha çok zenginlerini korumakla meşguller. 2008 krizi sonrasındaki krizin müsebbibi olmuş devasa şirketleri büyük kurtarma operasyonları ve Yunanistan’a reva görülen zulüm (3-5 bankanın faiz gelirini kurtarmak için sayısız insanı işsiz bırakma) bunun kanıtı. Fakat kapitalist yapı bir kez sarsıntıya uğradı. Küresel talep yetersizliği küresel kalıcı büyümeyi frenliyor ve artık en gelişmiş ülkelerde bile sıradan vatandaşlar kapitalizmin erdemlerine çok daha az inanıyor. Artık egemenlerin maskesini Marksistlerin düşürmesine gerek kalmadı. Çünkü bizatihi dünyaca ünlü ve ana akım iktisatçılar tarafından da saygı duyulan Stiglitz’in kendisi en zengin yüzde 1’in siyaseti, medyayı ve hukuku nasıl ele geçirdiğini ve tüm toplumu nasıl ifsat ettiğini kibar bir dille de olsa ifşa ediyor.

Ne kapitalist ne komünist

Bir toplumsal yapının sarsıntıya uğradığı yerde, imgelem ve tahayyülün toplumu dönüştürmesinin önünde bir engel kalmamış demektir. Fakat bu imgelemin başarılı olması için, başı göklerde de olsa ayağının yerden ve gerçeklerden kesilmemesi gerekir. Bu sebeple bugün için komünizmin başarılı olma şansı yoktur. Çünkü egemenliği birkaç yüz şirketten alır ve her şeye burnunu sokan totaliter bir örgüte, devlete teslim eder. Bu sebeple böylesi bir imgelemin yeryüzü halklarında arzu uyandırması düşünülemez.

Komünist ideallerle de olsa başarılı olacak ve halklarda rıza ve arzu yaratacak bir imgelemin liberal kurumlarda temellenmesi gerekir. Kapitalist değil, liberal. Bu kapitalizme teslim olmak demek değildir. Aksine halihazırdaki ekonomiyi liberal piyasa şartlarına çevirmek şu anlamlara gelir: Tekelci firmalardan muazzam vergiler alarak ve onlara bu muazzam gücü veren patent koşullarını değiştirerek büyük firmaları ve onların kar oranlarını serbest piyasa modeline yaklaştırmak... Bankalara ve finansal piyasalara daha da muazzam vergiler koyarak -yani onlar bugün ABD İmparatorluğu tarafından reel ekonominin çok ötesinde karlar edinen bir yapıya sokulmuş olsalar da piyasaların doğal işleyişinde reel sektöre göre çok daha risksiz oldukları için hak ettikleri daha düşük karlara onları zorlayarak- bankaları ve finansal piyasaları serbest pazar koşullarına yaklaştırmak... Ve bir kez piyasaları serbest piyasa koşullarına, yani Adam Smith’in dünyasına zorladıktan sonra ele geçen bu vergilerle sosyalizm yapmak, yani bu kaynakları yeryüzünün fakirlerinin maddi ve manevi kalkınmasına adamak... Bu yolla fakirlere aktarılan kaynakların küresel ekonomide dolaşıma girmesiyle tüm dünya ekonomisini canlandırmak mümkündür. Bu kaynakların devlet yatırımı olarak değerlendirilip devletin büyütülmesine de gerek yoktur. Ayşe Buğra’nın ve Çağlar Keyder’in işaret ettiği üzere ‘vatandaşlık geliri’ adı altında fakirlere ayni ödemeler ekonominin işleyişine zarar vermek zorunda değildir.

İktisadi adalet ve Kuran

Kuran’ı dikkatle okursanız onun en temel meselesinin iktisadi adalet olduğunu görürsünüz. Çünkü bütün baskılar, tanrılaştırmalar ve sömürüler iktisadi adaletsizlikten doğar. Kuran’ın bu konudaki ideali de Haşr Suresi’nde belirtildiği üzere şudur: “Şehir halklarından fakirlere servet transferi yapılır. Bu, zenginlik sadece ve sadece bazı kesimlerin elinde hapsolmasın diyedir.” Bu ideal ultra kapitalist Nozick’in bile “Her adalet kuramı bu düşünürle tartışmak zorundadır” dediği John Rawls’ın idealidir. Yani hukukça tanınan fırsat eşitliği idealini gerçeğe dönüştürmek. 2008’den önce ABD’li sıradan vatandaşlar bu idealin ABD’de gerçek olduğunu sanıyordu. Yani ABD’de bir fakir çalışırsa 2-3 kuşak içinde gerçekten zengin olabilir diye inanıyorlardı. Ama artık bu yalana inanmıyorlar. Müslümanlar olarak onları bu Amerikan idealine tekrar taşımak bizim borcumuzdur. Bu cihadın gayelerinden biridir.

İnsan-ı kamil

Tasavvuf insanı insan-ı kamil haline getirmeye çalışır. Yani kendi bağrındaki tanrısal vasıfları inkişaf ettiren bedeni ve ruhuyla özgürlüğü yakalamış insan haline... Abdülkadir Geylani, Mevlana, İmam Rabbani gibi sufi büyüklerini ciddiye alacaksak insan-ı kamil ideali dünya nimetlerinden elini eteğini çekmekte sonlanan bir özgürlük düşüncesi değildir. Aksine insan-ı kamil dünyevi zorunlulukların baskısından kurtuluşunda temel maddi ve manevi ihtiyaçlarını giderme olanağını bulmuş bir figürdür. İnsan-ı Kamil yeryüzü nimetleriyle nimetlenebilen ve bu nimetlerde Allah’ı müşahede edebilen bir figürdür. İnsanlığı insan-ı kamil olmaya yöneltmek ve bu ideali engelleyen zincirleri ortadan kaldırmak tasavvufun göreviyse bugün kapitalizme karşı savaş açıp yeryüzünün maddi ve manevi olanaklarını tüm insanlığa hediye etmeye çalışmak da tasavvufun vazifesidir. Hoca Ahmed Yesevi’nin, Ahi Evren’in, Baba İlyas ve Baba İshak’ın, Hacı Bektaş’ın ve Şeyh Edebali’nin Osmanlı’yı inşa eden talebeleri bu ideal için aktif cihat etmeyi yollarının borcu bilmişlerdir. Onlar için ilahi aşk yeryüzünü güzel bir yere çevirmek için aktif cihadı da bünyesinde taşıyordu. Onun için bugün sufi olmak İbn Arabi’nin insan-ı kamil kavrayışının Marks’ın yaratıcı emek düşüncesiyle ortaklığını görmeyi de gerektirir. Yani Marks’ı tasavvufa mal etmeyi. Zaten Marks da yaratıcı emeğin kutsal ‘arzu’sunu Spinoza’dan devralmıştı. Spinoza ise İbn Arabi’den...

İslam’ın önümüzdeki elli yıllık gündeminin ilk maddesi bu konudur. Eğer İslam ümmeti olarak saplanmış olduğumuz batağı bir çiçeğe çevirmek istiyorsak... Bir sufinin en asli görevi olan zehri bala çevirme yeteneğini gerçek kılmak istiyorsak... Aksi halde İslam, bu bataklık içerisinde, kendi çocuklarımızda bile eskilere ait bir masaldan öte bir heyecan ve arzu uyandırmayacaktır.

esatarslan@yahoo.com

 

Haber Turu

Firari adli tıp yazı uzmanı yakalandı

Firari adli tıp yazı uzmanı yakalandı

FETULLAHÇI Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan İstanbul Adli Tıp Kurumu el yazısı ve yazı uzmanı 28 yaşındaki Hasan Bayram, Muğla'nın Köyceğiz İlçesi'nde yakalanarak tutuklandı.

Suçüstü yakalandı

Suçüstü yakalandı

MUĞLA'nın Köyceğiz İlçesi'nde, kuyumcudan sahte altın bozdurmak isteyen bir kadın, polis tarafından suçüstü yakalandı.

Kahramanmaraş Valiliği'nden 'zehirlenme' açıklaması

Kahramanmaraş Valiliği'nden 'zehirlenme' açıklaması

Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde yaşanan sağlık sorunlarıyla ilgili Kahramanmaraş Valiliği yazılı açıklama yaptı.

Fırat Kalkanı Harekatı'nın jeopolitik kodları

Fırat Kalkanı Harekatı'nın jeopolitik kodları

Kayalıklarda mahsur kalan kişi kurtarıldı

Kayalıklarda mahsur kalan kişi kurtarıldı

Fethiye'de yüzerken paleti çıkan ve kayalıklarda mahsur kalan kişi, Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) tarafından kurtarıldı.

Otomobil evin bahçesine girdi

Otomobil evin bahçesine girdi

Samsun'da meydana gelen kazada bir otomobilin evin bahçesine girmesi sonucu bir kişi hafif şekilde yaralandı.

‘Himmet’i yurtdışında lobilere harcıyorlar

‘Himmet’i yurtdışında lobilere harcıyorlar

İçişleri bakanı Efkan Ala, FET֒nün dini duyguları sömürerek ‘himmet’ adı altında topladığı paraları yurtdışına kaçırdğını ve şimdi ise lobi faaliyetletlerinde harcağını söyledi.

Diyarbakır Havaalanı'nda polis noktasına saldırı

Diyarbakır Havaalanı'nda polis noktasına saldırı

DİYARBAKIR Havalimanı'nda polis kontrol noktasına 00.30 sıralarında PKK'lı teröristler tarafından roketatarlı saldırı düzenlendi. Roket mermileri boş araziye düşerken, saldırıda ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadı.

Aynı gece, hem mutluluğu hem hüznü yaşadı

Aynı gece, hem mutluluğu hem hüznü yaşadı

BAŞBAKAN Yardımcısı Mehmet Şimşek, Yalova'da yeğeni Esra Yalçın'ın düğününe katıldıktan sonra, Cizre'de şehit olan polis memuru Abdülhamit Kaya'nın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Yeğeninin mutluluğuna şahitlik eden Şimşek, taziye evinde ise acılı baba Necip Kaya ile hüznü yaşadı.

Ankara'da şiddetli yağış vatandaşlara zor anlar yaşattı

Ankara'da şiddetli yağış vatandaşlara zor anlar yaşattı

Başkentte etkili olan gök gürültülü sağanak, yaşamı olumsuz etkiledi.

Irak'ta Ceziret'ul Halidiyye bölgesi IŞİD'den kurtarıldı

Irak'ta Ceziret'ul Halidiyye bölgesi IŞİD'den kurtarıldı

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, Ceziret'ul Haliddiye bölgesinin terör örgütü IŞİD'den kurtaruldığını açıkladı.

İdlib'te yerleşim yerine misket bombalı saldırı

İdlib'te yerleşim yerine misket bombalı saldırı

Suriye'de Rus ordusuna ait savaş uçaklarının İdlib'teki muhaliflerin kontrolünde bulunan beldelere misket bombasıyla düzenlediği saldırıda 3 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Cenevre’de karar Suriye bölünmez

Cenevre’de karar Suriye bölünmez

İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelen ABD ve Rus Dışişleri Bakanları Kerry ile Lavrov, ortak basın toplantısında ‘Fırat Kalkanı’ hakkında konuştu. Kerry, “Suriye’nin bütünlüğünden yanayız” dedi.

Esed rejimi Halep'te taziye çadırını vurdu: 20 ölü

Esed rejimi Halep'te taziye çadırını vurdu: 20 ölü

Suriye ordusuna ait bir helikopterin Halep'te muhaliflerin kontrolündeki Bab Neyrab semtinde taziye çadırına düzenlediği varil bombalı saldırıda ilk belirlemelere göre 20 kişi hayatını kaybetti, 30 kişi yaralandı.

Rejim Halep'te taziye çadırını vurdu: '20 ölü'

Rejim Halep'te taziye çadırını vurdu: "20 ölü"

Suriye ordusuna ait bir helikopterin Halep'te muhaliflerin kontrolündeki Bab Neyrab semtinde taziye çadırına düzenlediği varil bombalı saldırıda ilk belirlemelere göre 20 kişi hayatını kaybetti, 30 kişi yaralandı.

Azerbaycan Ermenistan'ın İHA'sını düşürdü

Azerbaycan Ermenistan'ın İHA'sını düşürdü

Azerbaycan ordusunun, Ermenistan'a ait insansız hava aracını düşürdüğü bildirildi.

Cerablus'ta hayat normale dönüyor

Cerablus'ta hayat normale dönüyor

Özgür Suriye Ordusu'nun kontrolü ele geçirdiği Suriye'nin Halep kentine bağlı Cerablus ilçesinde hayat normale dönmeye başladı.

ABD'den flaş YPG kararı

ABD'den flaş YPG kararı

ABD, PKK'nın Suriye uzantısı YPG’ye hem Fırat’ın doğusuna çekilme talimatı verdiği hem de silah ve istihbarat desteğini kestiği iddia edildi.

DAEŞ'ten kan donduran görüntü, terör örgütü bunu ilk kez yaptı

DAEŞ'ten kan donduran görüntü, terör örgütü bunu ilk kez yaptı

Terör örgütü DAEŞ, Suriye'de savaş esirlerini öldüren beş çocuğun görüntülerini yayınladı. Görüntülerdeki çocuklar arasında bir İngiliz de var. Bu Batılı bir çocuğun kullanıldığı ilk video oldu.

Fırtına, koca binayı böyle yerle bir etti!

Fırtına, koca binayı böyle yerle bir etti!

Bank Asya’da alavere dalavere yapmışlar

Bank Asya’da alavere dalavere yapmışlar

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) finansal destek sağladıkları iddiasıyla Akfa Holding ve alt şirketleri ile Yeni Mağazacılık AŞ’ye düzenlenen operasyon kapsamında Fi Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Fikret İnan ile Akfa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Aktaş’ında aralarında bulunduğu 4 şüphelinin tutuklanm

FETÖ şirketlerine özel vergi müfettişi

FETÖ şirketlerine özel vergi müfettişi

FET֒nün Maliye’deki yapılanmasının perde arkasında, kendisine destek veren şirketleri koruma amacı çıktı. FET֒ye destek veren şirketlere vergi cezası yazılmasın diye yine örgüte yakın müfettişlerin görevlendirildiği belirtildi.

Köprü bayramı

Köprü bayramı

Cuma gece yarısından itibaren ulaşıma açılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü dün adeta bayram yerine döndü. Köprüye akın eden halk, selfie çekti, rahat geçişin keyfini sürdü.

Bakanlık’tan Fikirtepe’ye neşter

Bakanlık’tan Fikirtepe’ye neşter

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin ilk büyük ve planlı kentsel dönüşüm projesi Fikirtepe’de sorunların çözümü için harekete geçtiklerini söyledi. Kimsenin mağduriyet yaşamayacağını kaydeden Özhaseki, Fikirtepe’nin 2 yıl içinde tamamlanacağını belirtti.

Türkiye Varlık Fonu müthiş bir değer olacak

Türkiye Varlık Fonu müthiş bir değer olacak

Borsa İstanbul Başkanı Himmet Karadağ, yabancılara alternatif ürünler oluşturmamız gerektiğini ve bunun için Varlık Fonu’nun Türkiye için müthiş bir değer olacağını söyledi.

'Fuar, İzmir’e karşı görevimiz'

"Fuar, İzmir’e karşı görevimiz"

85. kez kapılarını açan İzmir Enternasyonal Fuarı’nın ana sponsoru Folkart’ın Yönetim Kurulu Başkanı Sancak, herkesi fuara davet ederek, Folkart’ın, İzmir’den kazandıklarını, İzmir’e geri vermeyi bir görev olarak gördüğünü söyledi.

Türkiye'nin en büyük entegre projesi...

Türkiye'nin en büyük entegre projesi...

Güneydoğu Anadolu'daki 9 ilde tarımdan turizme kadar birçok sektöre doğrudan etki edecek olan Güneydoğu Anadolu Projesi'nde (GAP) sona yaklaşılması, bölge insanının umudu oluyor. 37 yılda 29 hükümet gören GAP'ın 2018 yılında tamamlanması bekleniyor.

Mega projelerin önündeki en büyük engel kalkıyor

Mega projelerin önündeki en büyük engel kalkıyor

Mega projelerin önündeki en büyük engel olan finansman sorununun Türkiye Varlık Fonu ile giderilmesi hedeflenirken, fonun savunma, havacılık ve yazılım gibi alanlarda yerli şirketleri küresel bir oyuncu konumuna getirmesi bekleniyor.

Gişeler ASELSAN'a emanet

Gişeler ASELSAN'a emanet

Kuzey Marmara Otoyolu ve Avrupa’yı Anadolu’ya bağlayan 3. boğaz köprüsü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün ücret toplama sistemi ASELSAN tarafından tesis edildi.

Bölgeye 35 milyarlık dev yatırım

Bölgeye 35 milyarlık dev yatırım

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu terörün tahribatından kurtaracak cazibe merkezleri için 30-35 milyar TL yatırım yapılacak.

Adanaspor'un yeni teknik direktörü Krunoslav Jurcic

Adanaspor'un yeni teknik direktörü Krunoslav Jurcic

SPOR Toto Süper Lig'in ikinci haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda 1-1 berabere kalan Adanaspor'un yeni teknik direktörü Krunoslav Jurcic oldu.

'Hakem yüzde yüzlük iki penaltımızı vermedi'

"Hakem yüzde yüzlük iki penaltımızı vermedi"

Denizlispor Teknik Direktörü Selahattin Dervent, Adana Demirspor mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamada hakemi eleştirdi.

'Sezona 11-12 gün geç başlamanın sıkıntısını yaşıyoruz'

"Sezona 11-12 gün geç başlamanın sıkıntısını yaşıyoruz"

Adana Demirspor Teknik Direktörü Erkan Sözeri, 2-1 kazandıkları Denizlispor maçının ardından yaptığı basın toplantısında sezona geç başlamasın sıkıntısını yaşadıklarını, buna rağmen alınan galibiyetin kendileri için çok değerli olduğunu söyledi.

'Duran toplarda girdiğimiz pozisyonları değerlendiremedik'

"Duran toplarda girdiğimiz pozisyonları değerlendiremedik"

Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, "Rakibin bugün kazandığı oyunda, istediği strateji tuttu, biz istediğimiz stratej iyi sonuca çeviremedik" dedi.

'Muslera bu ligin dengesini bozuyor'

"Muslera bu ligin dengesini bozuyor"

Akhisar Belediyespor Teknik Direktörü Cihat Arslan, Galatasaray maçı sonrası yaptığı açıklamada, "Skoru değiştirecek pozisyonlar bulduk ama kaleci Muslera'yı geçemedik" dedi.

Trabzonspor 88. dakikada yıkıldı

Trabzonspor 88. dakikada yıkıldı

Süper Lig'in ikinci haftasında Gaziantepspor sahasında Trabzonspor'u 1-0 yendi.

Gaziantepspor-Trabzonspor: 1-0

Gaziantepspor-Trabzonspor: 1-0

SPOR Toto Süper Lig'de Gaziantepspor, ligin ilk karşılaşmasında sahasında konuk ettiği Trabzonspor'u 1-0 mağlup etti.

Galatasaray'da sakatlık şoku... İkinci yarıya çıkamadı

Galatasaray'da sakatlık şoku... İkinci yarıya çıkamadı

Galatasaray'ın Akhisar'a konuk olduğu maçta Eren Derdiyok sakatlık geçirdi

Çalımbay: Daha iyi olacağız

Çalımbay: Daha iyi olacağız

Kasımpaşa Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, "Kazanarak milli arayı iyi değerlendirmemiz gerekiyordu ancak olmadı. Daha iyi olacağız. Önemli olan herkesin kapasitesine ulaşması" dedi.

Adanaspor cephesi hakeme ateş püskürdü

Adanaspor cephesi hakeme ateş püskürdü

Adanaspor Teknik Direktörü Eyüp Arın, Kasımpaşa maçı sonrası düzenlenen basın toplantısında maçın hakemi Tolga Özkalfa'yı eleştirdi.

Meteoroloji'den sağanak yağış uyarısı

Meteoroloji'den sağanak yağış uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İstanbul, Ankara ve bazı bölgeler için sağanak yağış uyarısında bulundu.

İskoç Lordu'nun mega yatı 'Sea Walk' Marmaris'te

İskoç Lordu'nun mega yatı "Sea Walk" Marmaris'te

İskoç Lordu İrwine Laidlaw'ın ultra lüks yatı 'Sea Walk', Muğla'nın Marmaris ilçesine demirledi.

9 gün tatil turizm sektörünü canlandırdı

9 gün tatil turizm sektörünü canlandırdı

Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılmasıyla birlikte, pek çok kişiyi tatlı bir tatil telaşı aldı.

İstanbul'un en büyük kurban satış ve kesim merkezi!

İstanbul'un en büyük kurban satış ve kesim merkezi!

Sultangazi Belediyesi, İstanbul’un en büyük Kurban Satış ve Kesim Merkezi’ni bu yıl da hizmete sunuyor. 220 bin metrekare alan üzerine kurulan merkezde 700 çadır kuruldu. Anadolu’nun değişik bölgelerinden gelen kurbanlıklar burada satışa sunulacak.

Körfez’de “Angus” operasyonu

Körfez’de “Angus” operasyonu

Körfez sularında Angus cinsi bir sığır gören İzmirliler gözlerine inanamadı. İhbarı alan AKS 110 ekipleri hızla müdahale ederek Singapur’dan İzmir Limanı’na gelen gemiden denize düşen hayvanı boğulmadan son anda kurtarıldı.

Sınır ötesine 10 bin kişilik sıcak yemek

Sınır ötesine 10 bin kişilik sıcak yemek

Kilis İl Müftülüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Suriye’nin Halep kentine bağlı Azez ilçesine günlük 10 bin kişilik sıcak yemek ve 60 bin ekmek gönderiliyor.

Güneşe en yakın gezegen bulundu

Güneşe en yakın gezegen bulundu

Bilim adamları, Güneş Sistemi'ne en yakın yıldız Proxima Centauri'nin yörüngesinde dünyaya benzeyen bir gezegen buldu.

TEM Otoyolu'nu kullananlar dikkat!

TEM Otoyolu'nu kullananlar dikkat!

TEM Otoyolu Bolu mevkisinde İstanbul istikametinin 5, Ankara istikametinin 2 ve Bolu Doğu Kavşağının 3 gün ulaşıma kapatılacağı belirtildi.

Adana polisi, üniversitede FETÖ tuzağına karşı proje geliştirdi

Adana polisi, üniversitede FETÖ tuzağına karşı proje geliştirdi

Adana Emniyet Müdürlüğü, terör örgütü elamanlarının üniversite kayıt dönemlerinde çeşitli bahanelerde öğrenci ve ailelerle iletişim kurarak gençleri örgüt yapısı içine çekmesini önlemek için El Ele Güvenli Geleceği adlı bir proje geliştirdi.

'Emniyet kemeri' hayatlarını kurtardı

'Emniyet kemeri' hayatlarını kurtardı

Edirne'nin Keşan ilçesinde duvara çarparak takla atan araçtaki hamile kadın ile eşi taktıkları emniyet kemeri sayesinde kazayı yara almadan atlattı.