Kürtler, PKK’nın günahlarını aklamayacak

Her biri HDP’li belediyelerce yönetilen, Kürt kentlerini yıkıma uğratan, halkı perişan eden Kobanileştirme siyaseti çökerken PKK’nın kara propagandası da enkaz altında kaldı. Artık bu yıkımı hiçbir propaganda aygıtı gizleyemez. Sicili o kadar kabardı ki uluslararası kara propaganda çarkı bile PKK’yı kurtaramayacak.

  • Serdar Bülent Yılmaz / Yazar

Propaganda, başta medya ve iletişim araçları olmak üzere, çeşitli araçlardan faydalanarak kitlelerin algı, tutum, kanaat ve tepkilerini belirleme, kontrol etme, biçimlendirme, değiştirme amacıyla yapılan bilinçli bir faaliyettir. 20. yüzyılda siyaset bilimi açısından üzerinde en çok durulan kavramlardan biri haline gelmiştir.

Propagandistler, kitlelerin sürüleşme eğiliminden faydalanarak telkin teknikleriyle zihinlere etki eder. Çeşitli araç ve tekniklerle toplumda tutum alışları ve tepkileri belirleyebilmektedirler.

Bir propaganda aracının, telkin yeteneği, objektif kabul edilmesiyle doğru orantılıdır. Objektif olduğuna inanılan kişiler ve kurumlar eliyle yapılan propaganda, toplum kanaatlerini, tutum ve tavır alışları belirlemekte çok daha başarılıdır. Özellikle kamuoyu araştırma kurumları, toplumda yüksek değer ve popülariteye sahip kişiler ve kurumlar bu kabildendir.

Propagandanın başarısı, üretebildiği/yönlendirebildiği algı ve tepki kadardır. Propagandist, “aldatmaca” ve “irrasyonel ikna”yı kullanır. Elbette propaganda her zaman ve tümüyle yalan üzerine kurulmaz. Bilakis gücünü parça gerçeklerden alır ve o gerçeği aldatmacanın aracı kılar. Aldatmacayı maskeleyen tam da bu dayandığı gerçeklerdir.

Propagandayı etkili kılan şeylerden biri de toplumda ortaya çıkan kamplaşma ve enformasyon kaynaklarındaki tekilliktir. Ancak paradoksal olarak enformasyon kaynaklarının çokluğu hakikatin ortaya çıkmasından öte, çok sayıda merkeze bağlı farklı propaganda aygıtına işaret eder.

Propaganda aygıtlarının çokluğu ve çeşitliliğine bağlı olarak ortaya çıkan muazzam propagandif enformasyon, toplumun zihninde büyük tahribatlar yapar ve hakikat ile gerçeklik algısının bozulmasına, irrasyonel bir kitlenin ortaya çıkmasına neden olur. Artık düşünen bir toplumdan öte güdülenen bir toplum söz konusudur. Hadiseler, analizlerle değil de güdüleri harekete geçiren işaret fişeklerine bakılarak yorumlanır.

Şiddetin makulleştirilmesi

Şiddetin kendisi, şiddet ve terör üreten örgütler için bizzat bir propaganda aracıdır. Şiddet, bir dikkat çekme ve tanıtım amacı taşıdığı gibi şiddetin sonucunda ortaya çıkan korku ve tedirginlik atmosferi, üzerinde çalışılmaya uygun bir sosyolojik zemin üretir. Şiddetin büyüklüğü, tepkinin büyüklüğünü de beraberinde getirir ama tepkinin büyüklüğü şiddet yanlısı örgütler için bir sorun değildir. Bilakis tepki ne kadar büyük ise eylemin o kadar başarılı olduğu düşünülür. Ancak şiddet ve ortaya çıkardığı sonuçlar yalın biçimiyle bir anlam ifade etmez. Bu sonuçların en iyi şekilde kullanılması için yeni hamleler ve araçlar gerekir. Bu araçların başında ise propaganda gelmektedir.

Özellikle terör ve şiddeti mücadele aracı olarak kullanan yapılar için propaganda, çift yönlü işleviyle öne çıkmaktadır. Birincisi şiddet ve terörü masumlaştırmak ve makulleştirmek, ikincisi ise şiddet ve terör eylemleri sonrasında oluşan post-travmatik atmosferden faydalanmak.

İrrasyonel güdümleme

Bu bağlamda Türkiye’de sol propaganda pratiği, fikrin rasyonel sosyalleştirilmesinden öte aldatmaca ve irrasyonel iknaya/güdümlemeye dayanmaktadır. İrrasyonel güdümleme, sistematik çarpıtma ve iyi kurgulanmış yalanlarla mümkündür.

PKK gibi nasyonal sosyalist komitacı örgütler için propaganda, şiddeti meşrulaştırmak ve kutsamak için son derece verimli bir araçtır. Şiddeti masumlaştırmak için ise özgürlük, barış ve demokrasi gibi kutsanmış kavramlar maske işlevi görür ve haraç-mezat satılır.

Mazlum topluluklar için özgürlük ne kadar değerli bir hedefse, o denli etkili bir büyüdür. Bu büyü onları esaretten kurtarma adına sömürmek isteyen yeni efendilerinin en etkili silahıdır. Özgürlük, modern çağda mütegallibenin elinde en kıymetli köleleştirme aracı haline gelmiştir. Onuru kırılmış topluluklar, özgürlük uğruna en değerli varlıklarından feragat edebilir, birçok yanlışı hoş görebilir, birçok değerden vazgeçebilir! Pragmatist ulusçu elitler de bunun farkındadır! Pragmatist propagandistlerin dilinde özgürlük, demokrasi ve barış; büyük ve arsız yalanlardır. Bugün PKK da bu üç büyülü kavramı öne çıkararak kitleleri domine etmeye çalışmaktadır.

PKK, bu amaçla kurulduğu günden itibaren şiddet ile özgürlük arasında doğrudan bir ilişki inşa etti. “Devrimci şiddet” olarak adlandırılan örgütün silahlı eylemleri, “özgürlük”, “barış” ve “demokrasi” mücadelesi olarak sunulduğundan, ne kadar vahşi ve kötü olursa olsun etkilediği kitle tarafından toleransla karşılandı. Öyle ki örgüt, canlı bomba eylemleri, muhaliflere yönelik cinayetler, iç infazlar, sivillere yönelik şiddet eylemleri gibi literatürde “terör faaliyetleri”, “faşizm”, “zorbalık” olarak kabul edilen faaliyetler gerçekleştirmesine rağmen, kendini “demokratik” ve “barışçıl” bir yapı olarak tanımladı.

2000 öncesi yıllarda, devlet şiddeti, örgütün en vahşi eylemlerini bile “masumlaştırma” işlevi görüyordu. “PKK, Kürt sorununun bir sonucudur” saptaması da bu gerçeğe dayanıyordu. Başlatılan reform süreci sonucu devlet şiddeti sona erdi ve siyasi mücadele kanalları açıldı. Bu şartlarda silahlı mücadelenin zeminini yitiren örgüt buna rağmen şiddetin dozunu artırdı. Üstelik devleti şiddete zorlayan, bütün barış çabalarını boşa çıkaran saldırgan bir dil ve eylem tarzı geliştirdi. Bu dönemde şiddeti sadece devlete değil halka da yaygın biçimde yöneltmeye başladı.

Böylece PKK şiddetini, devlet şiddetinin doğurduğu bir “sonuç” olarak tanımlamanın zemini de kalmamış oldu ve bir “sonuç”tan başlı başına bir “sorun”a dönüşen PKK, bu noktada bir meşruiyet krizi içine girdi. Devlet kaynaklı zorbalığın hükümferma olduğu bir dönemde halkın anlaşılır bulduğu örgüt şiddeti, normalleşmeyle birlikte reddedilmeye başlandı, meşruiyeti sorgulanır hale geldi.

Çözüm sürecinde, örgüt liderleri de dâhil herkesin silahlı mücadelenin meşru zeminini yitirdiği konusunda ortaklaşmasına karşın silahtan bir türlü kopamayan örgüt bunu izah etmekte oldukça zorlandı. Silahtan vazgeçemeyince doğal olarak çözümden vazgeçti ama bunun için çözüm sürecini itibarsızlaştırması gerekiyordu.

Tam da bu noktada örgüt içeride ve dışarıdaki dostlarının da katıldığı sistematik ve senkronize bir kara propaganda atağına geçti. Zaten iyi bilinen bu taktik çok daha sistematik ve rafine bir tarzda, çok merkezli olarak uygulamaya konuldu.

Önce silahın miadını doldurduğu söylemi terk edildi. Barış atmosferinin en kesif olduğu dönemlerde bile şiddetli bir gerilim ve çatışma ortamı sürüyormuş gibi bir hava yaratılmaya çalışıldı. Bunun için de solun en iyi bildiği yönteme yani “kara propaganda”ya başvuruldu. Gerçekleri tersyüz ederek çözüm girişimlerini yok sayan ve normalleşme havasının etkisini kıran ciddi bir propaganda devreye sokuldu.

Örgüt, aslında bir normalleşmenin olmadığı, hükümetin halkı uyuttuğu, oyalama taktikleriyle örgütü silahsızlandırıp savunmasız(!?) kalacak olan halka yönelik bir katliama girişeceği, bu amaçla kalekollar ve askeri barajlar tesis ettiği, kentlere devasa askeri yığınaklar yaptığı şeklinde şayialar yaymaya başladı. Bu arada örgüt medyasında düzmece katliam haberleri yapıldı. Örgüte göre 90’lardan daha beter bir ortam yaşanıyordu. Erdoğan JİTEM’in yerine kendi gladyosunu kuruyor, büyük bir kıyım hazırlığı yapılıyordu. Beyaz Torosların yerini siyah Rangerler alıyordu. Erdoğan tarihin gördüğü en büyük Kürt düşmanıydı.  Hiçbir ahlaki sınırı olmayan PKK’nın propagandasının da sınırı olmazdı sonuçta. Öyle ki Erdoğan’ın DAEŞ’e destek verdiği hatta direkt örgütü yönettiği bile iddia edildi.

Dikkat edilirse, PKK yanlısı propaganda aygıtları tarafından yapılan haberlerde, Tayyip Erdoğan’ın ismi ile yan yana kullanacak kavramların özenle seçildiği görülecektir. Erdoğan, Kürtlerin gözünde şeytanlaştırılıyor, Erdoğan üzerinden çözüm süreci itibarsızlaştırılıyordu. Sonuçta yalan haberlerle halkın sinir uçlarıyla oynandı ve 6-8 Ekim hadiseleri için uygun bir zemin yaratıldı. 6-8 Ekim tertibi, çözüm sürecinin fiilen bitirildiğinin de resmiydi.

Mızrağı çuvala sığdırmak

Devletin Kürtlere karşı büyük bir savaşa hazırlandığı iddiaları yayılırken ortada ne bir çatışma vardı ne de bir operasyon. Çözüm sürecinin başladığı Mart 2013 ile sürecin resmen bitirildiği 20 Temmuz 2015 tarihine kadar geçen sürede, örgüte hiç operasyon yapılmamış ve bir tek PKK militanı öldürülmemişti.

Bilakis bölge halkı PKK’nın büyük baskısı altındaydı. Bu dönemde onlarca sivil PKK tarafından öldürülmüş, çok daha fazlası yaralanmış, yüzlerce dernek ve işyeri yakılmış, binlerce kişi haraca bağlanmış, haraç vermeyenler dağlara kaldırılmış, sözde mahkemelerde yargılanmış, kimisi infaz edilmişti.

Böylece Kürtlerin büyük bir kısmında istenen algı oluşturuldu ve çözüm süreci diye bir şeyin yaşanmadığı, gerçekte adı konulmamış bir savaşın yaşandığı, hatta çözüm sürecinin hükümet tarafından sürdürülen bir kıyım hareketi olduğu algısı yaygınlık kazandı. Kelimenin tam anlamıyla irrasyonel bir durum yaşanıyordu. Böylece örgüt istediği zaman süreci bozabilecek ve Kürt halkından ciddi bir tepki görmeyecekti.

Buna karşın PKK, kendisini barışı isteyen taraf olarak gösterdi. Hatta örgütün bu süreci devam ettirmek için çok büyük fedakarlıklar yaptığı ama artık bıçağın kemiğe dayandığı, Kürt halkının (örgüt taktik olarak PKK yerine Kürt halkı diyor) kendini savunmaktan başka çaresinin kalmadığı algısı oluşturuldu.

Yalanı yaygınlaştırmanın ve ona hakikat payesi kazandırmanın en etkili yöntemi o yalanı çok sayıda kişiye söyletmek, toplumun yalanla birçok farklı noktada karşılaşmasını sağlamaktır. Farklı kesimlerden, farklı ülkelerden, farklı araçlardan bu yalanı tekrarlatmak önemlidir. Böylece dünyanın en saçma yalanları bile kendisine bir kitle bulabilir.

Örgüt, ürettiği aldatmacayı satın almaya hazır yerli/yabancı ideolojik ortakları sayesinde bu konuda hiç zorlanmadı. Bu ortaklar bu yalana ülkenin ve dünyanın birçok yerinden ve birçok farklı şekilde ses vererek örgüt propagandasını bir hakikatmiş gibi sunup kamuoyu oluşturdu.

Propaganda kurtarır mı?

PKK, bugün de hendekleri aynı yöntemle meşrulaştırıyor. Taktiksel olarak derinleştirdiği insani krizi, Kürt halkına ve dünyaya ters yüz ederek tercüme ediyor. Sokaklara kazdığı yüzlerce hendeği onlarca ton patlayıcıyla donattığı, DHKP-C, MLKP ve dağ kadrolarından militanları o sokaklara yerleştirdiği sağır sultanın bile malumu iken topluma ve Batı kamuoyuna bunu “devlet saldırıyor halk kendini koruyor” formunda sunabiliyor. Aslında örgütün hiçbir zaman kimseyi ikna etmek gibi bir derdi olmadı. Taktik olarak bir şeyi yapmaya karar verir, yapar sonra da kendisine inanmaya hazır kişi ve kesimlerin kullanması için bir izah üretir. Bu izahın mantıklı ve gerçekçi olması gerekmez. O propaganda aygıtlarının işidir.

Gelinen noktada ise hendek siyasetinin gördüğü tepki nedeniyle PKK, daha fazla kara propagandaya, asılsız iddialara başvurmak zorunda kalıyor. Vakayla uyuşmayan iddiaları çoğaldıkça inandırıcılığını da iyice yitiriyor. Çünkü istismar edilen hakikat, intikamını inandırıcılıktan alır.

Her biri HDP’li belediyelerce yönetilen Kürt kentlerini yıkıma uğratan, halkı perişan eden, binden fazla Kürt çocuğunun ölümüne neden olan Kobanileştirme siyaseti bugün itibariyle çökmüş durumda. Kobanileştirme siyaseti çökerken PKK’nın kara propagandası da enkaz altında kaldı. Artık bu yıkımı hiçbir propaganda aygıtı gizleyemez. Sicili o kadar kabardı ki uluslararası kara propaganda çarkı bile PKK’yı kurtaramayacak. Zira hendeklerde sıkışan örgütün hiçbir eylem çağrısı halkta zerre kadar karşılık bulmuyor. Altı aydır yapılan tüm eylem çağrıları karşılıksız kalıyor. En son geçtiğimiz günlerde HDP, DBP, KJA ve DEM-GENÇ tarafından yapılması planlanan yürüyüş sadece 70 kişinin katılması nedeniyle iptal edildi. Çünkü artık kimse, örgütün vebalini yüklenmek istemiyor. Onlar görmek istemese de Kürtler, hayatlarını karartan örgütün günahlarını aklamamakta kararlı.

serdarbulent@gmail.com

 

Haber Turu

Keskin nişancılar jet üssünde 'kuş uçurtmuyor'

FETÖ'nün darbe girişimine bazı personelinin helikopterlerle katıldığı Konya 3. Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanlığı ile kentteki askeri birliklerde adeta 'kuş uçurtulmuyor.' Polis Özel Harekat timleri, jet üssünde aralıksız nöbet tutuyor

Terör örgütü elebaşı Gülen’in yeğeni tutuklandı

Kocaeli'de FETÖ'ne ait öğrenci evlerini boşaltırken yakalanan ve örgütün elebaşı Fethullah Gülen’in yeğeni olduğu öğrenilen 'abla' kod adlı Ş.G. isimli kadın tutuklandı.

AK Parti heyetinden TÜRKSAT'a ziyaret

AK Parti heyeti, FETÖ'nün darbe girişiminde hedef olan Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT yerleşkesinde incelemelerde bulundu.

Serbest kalan vali yardımcısı tutuklandı

ESKİŞEHİR'de darbe girişimi ardından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılan Vali Yardımcısı Şakir Erden, savcılığın itirazı üzerine tutuklandı.

Genelkurmay'da çekilmiş yeni görüntüler ortaya çıktı

15 Temmuz gecesi FETÖ mensupları tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sırasında Genelkurmay'da çekilmiş yeni görüntüler ortaya çıktı.

Trenin çarptığı otomobil 100 metre sürüklendi

Elazığ’ın Baskil ilçesinde trenin çarptığı otomobil 100 metre sürüklenirken, kazada 1 kişi yaralandı.

Hakkari'de askeri araca bombalı saldırı

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde, terör örgütü PKK mensuplarınca yola döşenen patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 2 asker yaralandı.

Bakan Çelik'ten AB ülkelerine "FETÖ" tepkisi

AB Büyükelçileri ile bir araya gelen AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik görüşme sonrası Twitter hesabında bir açıklama yaptı.

Sivas'taki FETÖ operasyonunda 6 gözaltı

Sivas'ın Suşehri ilçesinde darbe girişimi sonrası başlatılan Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 6 kişi gözaltına alındı.

Diğerlerinden farklı! Üsteğmenin odasında bulundu

Deniz Harp Okulu'nda yapılan aramada, bir üsteğmenin odasında kitap arasında "J" serisi bir dolar ele geçirildi.

İdlib'te kan bankasına hava saldırısı

Rus savaş uçağının Serakib kasabasında kan bankasına düzenlediği hava saldırısı sonucu 4 sağlık çalışanı yaralandı

Merkel'den çelişkili Türkiye açıklaması

Almanya Başbakanı Merkel, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaptığı açıklamada, "Türkiye'deki gelişmeleri çok yakından takip ediyorum. Darbe girişimini yapanlara karşı hukuk devleti olarak Türkiye'nin her türlü imkanı kullanması doğal, ancak endişe duyuyorum" dedi.

Mısır'dan teröristbaşı Gülen açıklaması

Mısır Başbakanı Şerif İsmail, Fetullah Gülen’in kendilerine resmi bir sığınma talebinde bulunmadığını, ancak müracaat etmesi durumunda değerlendireceklerini belirtti.

Merkel’den darbe girişimi açıklaması

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Berlin’de düzenlediği basın toplantısında 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesini savunduğunu ifade etti.

Katil fil hortumuyla attığı taşla kız çocuğunu öldürdü

Fas'ın başkenti Rabat kentinde bir hayvanat bahçesinde şoke eden bir olay yaşandı.

Kosova hükümetine FETÖ uyarısı

Kosova'da faaliyet gösteren Müslüman Gençler Forumu, hükümete, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı okul ve kurumların kapatılması çağrısında bulundu.

Gülen'in iadesi için ABD'de imza kampanyası başlatıldı

Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesinin yapılması için bir imza kampanyası başlatıldı.

Halep'te pazar yerine saldırı: 15 ölü

ABD öncülüğündeki koalisyona ait savaş uçağının Halep'in Carablus ilçesinin Handura beldesine düzenlediği hava saldırısı sonucu 15 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Tayland hükümeti ülkedeki FETÖ yapılanmasını araştıracak

Tayland hükümeti, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Tayland'daki bağlantılarını araştıracak.

Sibirya´da 1500 ren geyiği telef oldu

Sibirya´nın kuzey batısındaki Yamal Yarımadası´nda şarbon hastalığı salgınında 1500 ren geyiği öldü. Ren geyiği bakıcısı 13 nomad tedavi altına alınırken bölge karantina altına alındı.

Ukrayna'daki metro Türk firmaya emanet

Limak İnşaat, Ukrayna'nın Dnipro şehrinde ihale bedeli 224 milyon avro olan metro kontratı imzaladı.

Turkcell yeni şirket kuruyor!

Turkcell katılım finansman şirketi kurmayı ve borsadaki şirket paylarının geri alımı için en az 150 milyon liralık fon ayırmayı planlıyor.

Liste açıklandı! Görevden alınanların sayısı 66 bini aştı

FETÖ'yü silme/temizleme operasyonu sürüyor. FETÖ'nün darbe girişimi sonrası birçok kamu kurum ve kuruluşunda 66 bin 36 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı.

FETÖ'nün Taraf'ı borsa kotundan da çıkarıldı

Borsa İstanbul, Taraf Gazetecilik Sanayi ve Ticaret AŞ'nin bugünden itibaren borsa kotundan çıkarıldığını açıkladı.

Ekonomide de 'Milli Duruş' kazandı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından meydanlara inerek sergilediği "milli duruşu" ekonomide de gösteren Türk halkı, 15-22 Temmuz haftasında 8,8 milyar dolarlık döviz satarak Türk lirasına büyük destek verdi.

Ünlü kuruyemişçi de gözaltına alındı

Ülke çapında şubeleri bulunan Aydın merkezli Tuğba Kuruyemiş firmasının ortaklarından Ahmet Tonkul da gözaltına alındı.

Kamuda görevden alınanların sayısı 66 bini aştı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sonrası birçok kamu kurum ve kuruluşunda yürütülen çalışmalar kapsamında 66 bin 36 personel görevden uzaklaştırıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere ekonomiyle ilgili kurum ve kuruluşlarda ise 15 Temmuz'dan bugüne kadar 5 bin 412 personel açığa alındı.

Bakan Tüfenkci: 'Ekonomik çarklar dönmeye devam ediyor'

ümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, piyasaları yakından izlediklerini belirterek, şu anda piyasaların gerçekten iyi durumda olduğunu söyledi.

SGK eksik gün bildirim süresini uzattı

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan açıklamada, "2016/Haziran ayında istirahatli olan sigortalılara ilişkin çalışmadığına dair bildirim girişlerinin ve 2016/Haziran ayına ilişkin Ek-10 sigortalıların eksik gün bildirim formlarının verilme süresi 29/07/2016 tarih saat 23.59'a kadar uzatılmıştır" denildi.

Geçen yıla göre Shell, BP ve Total'in karı düştü

Küresel petrol şirketleri Shell, BP ve Total'in ikinci çeyrek karları, geçen yılın aynı dönemine göre düşüş gösterdi.

Trabzonspor: Her türlü darbe girişiminin karşısındayız

Trabzonspor Hukuk Kurulu'ndan FETÖ'cü darbe girişimine karşı bir açıklama yapılarak, "Demokrasimize karşı yapılan her türlü darbe girişiminin karşısındayız. Devletimizin ve milletimizin daima yanındayız" dedi.

Glasgow Rangers'tan ''Van Persie'' açıklaması

Glasgow Rangers Teknik Direktörü Warburton Robin van Persie hakkındaki transfer söylentileri hakkında açıklama yaptı

Süper Lig ekibinden Emre Mor bombası

Borussia Dortmund’a 10 milyon Euro’luk bir paketle transfer olan Emre Mor için Antalyaspor flaş bir teklif yapmaya hazırlanıyor.

Galatasaray, golcüsünü buldu

Forvet arayışında olan Galatasaray, Enner Valencia'yla prensip anlaşmasına vardı.

Fenerbahçe'nin galibiyeti Fransız basınında geniş yer aldı

Fenerbahçe'nin, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk karşılaşmasında, Fransa Birinci Futbol Ligi ekiplerinden Monaco'yı 2-1 yenmesi Fransız basınında geniş yankı buldu.

F.Bahçe'nin muhtemel Play-Off rakipleri

Monaco ile oynadığı ilk maçı 2-1 kazanarak avantaj elde eden Fenerbahçe'nin muhtemel rakiplerinden bazıları belli oldu.

Cristiano Ronaldo fotoğraf çeken çocuğu itekledi

''Etnospor Kültür Festivali'' İstanbul'da düzenlenecek

Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından organize edilen "Etnospor Kültür Festivali" 26 Ağustos'ta İstanbul'da düzenlenecek. Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Dr. Kazancı, "26 Ağustos görkemli bir açılışla merhaba diyecek olan festivalde 3 gün boyunca birbirinden farklı etkinlikler gerçekleştirilecektir" dedi.

Monaco teknik direktörü: Fenerbahçe daha etkiliydi

UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme Turu ilk maçında deplasmanda Fenerbahçe’ye 2-1 mağlup olan Monaco’da Teknik Direktör Leonardo Jardim, “Fenerbahçe bugün Monaco’dan daha etkiliydi. Bu yüzden mağlup olduk. Sonuçtan memnun değilim ama bu sadece birinci devre diye düşünüyorum” dedi.

Leonardo Jardim itiraf etti: Fenerbahçe daha etkiliydi

UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme Turu ilk maçında deplasmanda Fenerbahçe’ye 2-1 mağlup olan Monaco’da Teknik Direktör Leonardo Jardim, “Fenerbahçe bugün Monaco’dan daha etkiliydi. Bu yüzden mağlup olduk. Sonuçtan memnun değilim ama bu sadece birinci devre diye düşünüyorum” dedi.

Adana'da mide bulandıran olay!

Adana'da girdiği evdeki aileyi uyku spreyi sıkarak etkisiz hale getirdikten sonra 4 yaşındaki kızı kaçırıp sokak ortasında tecavüz ettiği ileri sürülen muavin tutuklandı.

Dikkat! Meteoroloji uyardı

Batı Akdeniz illerinde etkili olacak yüksek hava sıcaklıkları ve düşük nemin, bazı olumsuzluklara yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Hayalden gerçeğe uzanan yol!

Genç tasarımcıları keşfetmeyi ve onların hikayelerini sizlerle buluşturmayı seviyoruz. Bu hafta ki konuğumuz günlük, rahat tasarımları ile beğeni toplayan Zeynep Meltem Aktaş.

Fatih Erkoç'tan hayranlarına mesaj

Tedavisini Bodrum'da sürdüreceğini söyleyen Erkoç, "Bodrum'da doktorlarımız çok iyi, hastanelerimiz de öyle. İstanbul'da tedavi olmaya gerek duymadık" diye konuştu.

Şizofren dehşeti! Annesini ve babasını öldürdü

Yozgat’ta şizofren hastası olduğu iddia edilen bir kişi anne ve babasını öldürdü.

FETÖ'nün darbe girişiminde yaralanan polis hastanede evlendi

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında ayağından ve kolundan yaralanan polis memuru Ferdi Akyün (28) ile nişanlısı Nesrin Demir (23), hastanede düzenlenen törenle dünyaevine girdi.

Manisa'daki kazılarda 2 bin 200 yıllık yemek takımı bulundu

Manisa'da yer alan ve tarihi M.Ö. 8'inci yüzyıla dayanan Aigai Antik Kenti'nde yapılan kazılarda, özel törenlerde kullanıldıktan sonra ritüellere göre gömüldüğü ve bir daha kullanılmadığı belirlenen 2 bin 200 yıllık yemek takımı bulundu.

''İmamın kayığına binmek'' deyimi gerçek oldu

Hayatını kaybeden insanlar için kullanılan 'İmamın kayığına binmek' deyimi, Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan Mahallesi'nde gerçek oldu. Dalyan Mahallesi sakinlerinin yakınlarını defnettikleri mezarlığın, Ortaca ve Köyceğiz ilçelerini birbirinden ayıran Dalyan kanalının karşı yakasında kalmasından dolayı cenazeler tekne ile taşınıy

Sanatçı Hüseyin Altın vefat etti

Arabesk müzik sanatçısı Hüseyin Altın, yüksekten düşme nedeniyle götürüldüğü Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesinde vefat etti.

İki büyük olay ve 2016...

İki büyük olay ve 2016...