Örgüt lideri Doğan

Aydın Doğan ile Ersin Özince’nin örgüt lideri olmakla suçlandığı kaçakçılık iddianamesi İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Petrol Ofisi'nde örgütlü bir şekilde yapılan akaryakıt kaçakçılığına ilişkin hazırlanan iddianamede 47 şüpheli var.

  • Kemal Gümüş

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Petrol Ofisi’nde (POAŞ) örgütlü akaryakıt kaçakçılığı yapıldığı iddiasına ilişkin Aydın Doğan ve Ersin Özince’nin aralarında bulunduğu 47 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi  kabul etti.

ÖRGÜTLÜ ŞEKİLDE

Aydın Doğan ve kızı Hanzade Doğan Boyner’in de aralarında bulunduğu 47 şüpheli hakkında düzenlenen örgütlü akaryakıt kaçakçılığı iddianamesinde, Petrol Ofisinde (POAŞ) 2001-2008 yılları arasında örgütlü bir şekilde akaryakıt kaçakçılığı yapıldığı iddia ediliyor. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Adem Meralin hazırladığı iddianame 85 sayfadan oluşuyor. İddianamede, uzun süre Özelleştirme İdaresi bünyesinde kalan Petrol Ofisi’nin 2000 yılında “İş-Doğan” konsorsiyumu tarafından 1,260 milyar dolar bedelle satın alındığı, satış işlemi ardından şirketin yeniden yapılandırıldığı, özelleştirme anına kadar TÜPRAŞ’tan mal alan şirketin bu andan sonra yurtdışından da petrol ithal etmeye başladığı kaydedildi. Petrol ithalatında kullanılmak üzere merkezi Bahama adaları olan Lysa isimli bir şirket satın alındığı kaydedilen iddianamede bu şirketin faaliyetlerinin İngiltere’de olduğu, adının da Petrol Ofisi’ni çağrıştırması amacıyla Point’e dönüştürüldüğü, Petrol Ofisi ile Point’in yönetim bağlantısı bulunduğu belirtildi.

2008’DE İRBAR EDİLDİ

Petrol Ofisi’nin petrol ithalatını bu şirket üzerinden gerçekleştirmeye başladığı kaydedilen iddianamede,  usulsüzlük iddialarının Kocaeli Emniyet Müdürlüğü KOM Şubesi’ne 23 Ekim 2008 günü ihbar edildiği anlatıldı. Ardından Körfez Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın Petrol Ofisi’nin merkezinin Şişli’de bulunması sebebiyle Şişli Savcılığı’na gönderildiği kaydedilen iddianamede adliyelerin birleştirilmesi ardından dosyanın İstanbul Başsavcılığı’na intikal ettiği, şirketin limanın bulunduğu diğer illerde başlatılan soruşturmaların da İstanbul’da toplandığı anlatıldı.

3 FARKLI RAPOR

Soruşturmayı devralan Terör ve Örgütlü Suçlar Savcısı Adem Meral, Sermaye Piyasası Kurulu ve Gümrük Bakanlığı’ndan iddialarla ilgili rapor talep etti. SPK, gümrük mevzuatına aykırılık söz konusu olduğunu tespit ederken Gümrük Müfettişlerinin raporlarında, eksik ve yanıltıcı beyanname verilmek suretiyle gümrük kaçakçılığı suçunun işlendiği kaydedildi. Ayrıca bilirkişi de aynı yönde rapor tanzim etti. Söz konusu 3 rapor da usulsüzlükleri detayları ile anlattı. İddianamede, Petrol Ofisi’nin 2000 yılında “İş-Doğan” ortaklığına geçmesinin ardından Ukrayna ve Rusya gibi AB üyesi olmayan ülkelerden akaryakıt aldığı, eksik ithalat vergisi ödemek üzere merkezi Bahamalar’da olan fakat İngiltere’de faaliyet gösteren Point isimli bir şirket kurduğu, akaryakıtı bu şirket üzerinden alındı gibi göstermek suretiyle AB ülkelerinden alınan mamullerdeki vergi muafiyetinden yararlanıldığı böylece vergi kaybına yol açıldığı kaydedildi.

SAHTE EVRAK

Ukrayna ve Rusya’dan yola çıkan akaryakıt dolu sevkiyat gemilerinin koşimento ve manifesto gibi resmi evraklarında yolda bulunduğu sırada değişiklik yapıldı, AB ülkelerinin faydalandığı gümrük vergi muafiyetinden yararlanılmak üzere sanki İngiltere’deki Point şirketinden mal alınıyormuş gibi sahte evrak tanzim edildiği anlatılan iddianamede ayrıca Point şirketinin maliyet rakamlarının kasıtlı olarak aşağı çekerek Petrol Ofisi’nin eksik ithalat beyannamesi verilmesi sağlandığı, 64 sevkiyat işleminde 6,3 milyon dolarlık liralık vergi kaybının söz konusu olduğu anlatıldı. Petrol Ofisi’ne bu akaryakıt kaçaklığı faaliyetinde Solmaz Gümrük Müşavirliği ve Catoni Deniz İşleri firmasının yardımcı olduğu kaydedilirken bu firmaların yöneticileri hakkında da işlem yapıldı.

TALİMATLAR DOĞAN VE ÖZİNCE’DEN

Aydın Doğan ve Ersin Özince’nin,  Petrol Ofisi’nin “İş-Doğan” ortaklığı tarafından satın alınması ardından kurumun faaliyetlerini denetleyip çeşitli talimat verdikleri, bu talimatların yöneticileri bağlayıcı nitelikte olduğu, 2001-2007 yılları arasında eksik beyanda bulunmak suretiyle işlenen suçtan kaynaklanan ekonomik kazancı kendi uhdelerine aktarmak suretiyle haksız kazanç elde ettikleri, ilkinin örgüt liderleri oldukları ve örgütün üyeleri arasında hiyerarşik ilişki bulunduğu belirtildi. Doğan ve Özince’nin verecekleri talimatların Petrol Ofisi yöneticilerini bağlayıcı nitelikte olduğu kaydedilen iddianamede, suç yapılanmasının en tepesinde oldukları, 2001-2007 yılları arasında devam eden eksik beyan yönetimini bilmedikleri şeklindeki anlatımlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kaydedildi.

DOĞAN’A 24 YIL

İddianamede örgüt lideri olmakla suçlanan Aydın Doğan ve Ersin Özince hakkında “kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet”, “resmi belgede sahtecilik”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “örgüte üye olmak” suçlarından 24.5 yıla kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi. Doğan’nın kızı Hanzade Doğan Boyner’in de aralarında bulunduğu 45 şüphelinin ise “örgüte üye olmak” ile diğer suçlardan 7.5 yıldan 21.5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.