STAR ANA SAYFA - 30 Mayıs 2016 Pazartesi

Beyaz Saray darbesi

  • 24.03.2016  23:32 | Güncelleme: 25.03.2016  09:43
  • Türkiye’yi darbelerle yönetmeye alışkın ABD, Gezi’den bu yana sürdürdüğü denemelerine finansal sistem üzerinden bir yenisini eklemeye çalışıyor. Hedef; boyun eğdiremedikleri Erdoğan...


    Beyaz Saray darbesi

    NATO üyesi Türkiye ve ABD’nin ilişkileri ‘Stratejik Ortaklık’ kapsamında bulunuyor ancak Türkiye ne zaman ulusal çıkarlarını korumak istese devreye ABD derin devleti ve darbeler giriyor. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 17-25 Aralık’tan sonra şimdi de ‘15 Aralık Reza Zarrab’ dosyası... Gezi olaylarından itibaren yapılan darbe denemelerine son olarak Zarrab hamlesi eklendi. 17-25 Aralık’ta Paralel Yapı’nın Türkiye’deki maşası eski savcı Zekeriya Öz tarafından yapılan girişimin benzeri şimdi de ‘ABD’nin Zekeriyası’ savcı Bharara tarafından deneniyor.

    ABD PLANLADI

    FETÖ üyesi polis, savcı ve hakimler tarafından 17 Aralık 2013 tarihinde, ‘Yolsuzluk’ iddiasıyla AK Parti hükümetine karşı başlatılan darbe planının odağında İranlı işadamı Zarrab vardı. O dönemde İran ile Türkiye arasında altın ticareti sırasında yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla hükümet düşürülmek istendi. FETÖ’nün başarısız olduğu plan, aynı dosya üzerinden bu kez bizzat ABD tarafından ‘Kara Para Soruşturması’ adı altında devreye sokuldu.

    YENİ KILIF KARA PARA

    ABD’nin Uluslararası Ticaret ambargosunun İran ile Türkiye arasında altın ticareti üzerinden delindiği iddiasıyla başlatılan yeni darbe planında, tıpkı Paralel darbe girişiminde olduğu gibi Zarrab üzerinden AK Parti hükümeti hedef alınıyor.

    AJANLAR DEVREDE

    Bu kapsamda Zarrab’ın göstermelik ‘Çocuğumu Disneyland’a götürüyorum’ gerekçesiyle ABD’ye götürüldüğü, Zarrab daha uçağa binmeden önce ABD’de onu Miami Havalimanı’nda karşılama hazırlığı yapıldığı ve Zarrab’ın kefaletle serbest yargılanmasının planlandığı iddia edildi.  Soruşturmayı yürüten ABD’de ‘siyasi ve derin devlet çıkarlarına uygun davalara bakmakla’ ünlü New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara, daha önce bir soruşturma için 25 farklı ülkeye ajan ve asker göndererek, bu 25 ülkedeki isimleri ABD’de yargı önüne çıkarmakla ünlenmişti. Savcı Bhara’nın, Türkiye’den Zarrab’ı da ABD’ye aynı yöntemle götürdüğü belirtiliyor.

    RUBIN DARBE PLANINI DEŞİFRE ETTİ

    Peki ama ABD, Türk hükümetini neden devirme planı yapıyor? ABD, beş yıl sürmüş bir soruşturma sonunda 15 Aralık 2013’te tamamlanmış bir iddianameyi, şimdi neden gündeme getiriyor? Bu soruşturmaya destek veren ve AK Parti karşıtlığı ile bilinen CIA bağlantılı isimlerin açıklamalarına bakıldığında, Türkiye’de son yıllarda yaşanan gerilimlerin nedeni de anlaşılıyor. Planın arkasındaki isimlerden eski ABD Başkanı Bush’un danışmanı Michael Rubin ve diğer Neoconlar, Türkiye’nin karşı çıktığı Suriye’nin kuzeyinde ‘PKK/PYD devleti planı ve bu plana karşı çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan karşıtlıkları ile biliniyor. Rubin, “Türkiye’de darbe olabilir mi?”başlıklı yazısında o kadar ileriye gitti ki Erdoğan’ı Türkiye’de devirecek kişilerin Mısır’da olduğu gibi ‘demokrasiyi yeniden inşa eden adam’ imajıyla uluslararası destek göreceği hatta Mursi’nin Mısır’da gördüğü destek kadar Erdoğan’a destek gösterilmeyeceğini bile söyleyebildi. Rubin’in makalesini yayımlayan yayımlandığı American Enterprise Institute (Amerika Girişimcilik Enstitüsü), askeri darbeleri savunan ve CIA’nın yan kuruluşu olarak bilinen bir düşünce kuruluşu. Şimdiki başkanı Arthur C. Brooks, 1998-2008 yılları arasında CIA’in yan kuruluşu olan ve Suriye’nin kuzeyinde bir PKK/PYD devleti kurulacağını söyleyen RAND Corporation’ın da eski başkanı. Enstitünün mütevelli heyetindeki Daniel A.D’Aniello, Bush ailesinin yönetiminde yer aldığı The Carlyle Group’un kurucusu, David Gerson ise 2016 yılında Cumhuriyetçilerden adaylığını açıklamış bir isim.

    DİZAYN ETME HEDEFİ VAR

    Bakan Ömer Çelik “Türkiye’nin iç siyasetinin nasıl dizayn edilebileceğine, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bazı arkadaşlarımıza karşı nasıl karşıtlık üretilebileceğine dair hastalıklı bir faaliyet var. Bunun dünden itibaren Türkiye’de haber, yorum yapılma biçimlerine baktığınızda, oradaki açıklamalarla, oradaki bir savcının bir tasarrufu olarak değerlendirilmesi gereken bir olay, Türkiye’nin neredeyse iç  siyasetini, Türkiye’nin içindeki bazı olayları dizayn edecek bir tasarrufmuş gibi hatta aynı kişiler Türkiye, İran, ABD ilişkilerini şekillendirecek bir uluslararası ilişkiler teorisi bile buradan üretmeye kalktılar”  dedi.

    BAŞBUĞ SÖYLEMİŞTİ

    Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’da, FETÖ’nün yaptığı 17-25 Aralık soruşturmasının AK Parti hükümetine karşı bir darbe girişimi olduğunu söylemişti. 17 Aralık 2013’de AK Parti’ye yönelik darbe girişime başlandığında, soruşturmayı yürüten savcı Celal Kara, asıl niyetini Can Dündar’a verdiği röportajda ‘Soruşturmanın bir numaralı şüphelisinin Erdoğan’ olduğunu söylemiş, Erdoğan’dan ‘dönemin başbakanı’ diye söz eden fezlekelerin bile hazırlandığı ortaya çıkmıştı.