Bağ-Kur’lular ‘ödemeye dikkat!’

AK Parti hükümetleri döneminde sigortalıların birçok sorunu çözüme kavuştu. Son Torba Kanun ile birlikte de Bağ-Kur’luları sevindiren ‘sigortalılığı durdurup, borçları silme’ imkanı getirildi. Bu kapsamda 12 ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan kişiler sigortalılıklarını durdurmaya devam edebiliyor.

Sigortalılıklarını durduran/sigortalılıkları durdurulan Bağ-Kur’lular ile bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, 1.1.2012 tarihinden 30.04.2015 tarihine kadar durdurulan süreler için genel sağlık sigortası tescili yapılmıyor. Bu sebeple borcu olup da genel sağlık sigortasından faydalanamayan Bağ-Kur’lular ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler de sağlık hizmetine kavuşturuldu. Bu sürelere ilişkin sigortalılık süresini durdurup, borcunu sildiren sigortalı; daha sonra talep etmesi halinde bu süreleri ihya ederek tekrar sigortalılığını canlandırabilmektedir. Bir başka ifade ile daha sonra bu süreler sigortalılıktan sayılabiliyor. 

Ancak burada iki temel noktaya değinmek gerekmektedir: 

1- Bu sürelerin ihya edilmesi halinde, ihya tarihindeki prime esas kazanç ile prime esas kazanç üst sınırı üzerinde ödeme yapılacaktır. Bir başka ifade ile örneğin 3 yıl sonra bu süreleri sigortalılıktan saydırmaya çalışan kişi 3 yıl sonrasındaki ilgili dönemdeki asgari ücret ile tavan arasındaki farktan borçlanma yapacaktır. 

2- Bu süreler kısmi olarak ihya edilememekte, tüm süre ihya edilmektedir. Dolayısıyla sigortalılık süresinin iyi takibi gerekmekte, kısmi ihya yapılamayacağından, örneğin 1.000 günlük sigortalılığını durduran kişi, ileriki yıllarda emekliliğine 90 gün kalmasına rağmen; 90 günü ihya edememekte, 1.000 günü ihya edebilmektedir.

Burada özellikle 1.10.2008 öncesi dönem için Bağ-Kur primlerini kayıt ve tescillerini yaptırmadığı için ödeyemeyen sigortalılar için de geriye dönük Bağ-Kur primlerini ödeyebilme konusunda ciddi bir talep bulunmaktadır. Bunun da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 

Memurların yıllık izinleri yanmamalı 

4857 sayılı İş Kanuna tabi işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi; 

a) 1 yıldan 5 yıla kadar (beş yıl dâhil) olanlara 14 günden, 

b) 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 20 günden, 

c) 15 yıl (dâhil) ve daha fazla olanlara 26 günden az olamaz. 

İş Kanuna tabi işçilerin izin süreleri hiçbir zaman yanmamakta ve çalışırken ücrete dönüşmemektedir. Dolayısıyla çalışanlar bu izin sürelerini kullanma hakkını kaybetmemektedir. 

Devlet memurlarının ise yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan 10 yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşmektedir. Dolayısıyla memurlar, işçiler gibi önceki yıllara ilişkin izin talebinde bulunamıyor, memuriyeti sona erince bu sürelere ilişkin ücretleri alamıyor. Bu uygulamanın değişmesi, memurların da bu güvenceye kavuşması gerekmektedir.

Doğum yardımına başvurular başladı

6637 sayılı Kanunla birlikte 15.05.2015 tarihinden itibaren uygulanmak üzere canlı doğan çocuklar için doğum yardımı devlet katkısı düzenlenmiştir. 

Doğum yardımından yararlanacak olacak kişiler Türk vatandaşları ve çıkma izni almak suretiyle T.C vatandaşlığını kaybeden kişilerdir (mavi kart sahipleri). 

Doğum yardımı miktarları

- Canlı doğan birinci çocuğu için 300 TL,  

- İkinci çocuğu için 400 TL,  

- Üçüncü ve sonraki çocukları için 600 TL olarak belirlenmiştir.

Doğum yardımı, 15.05.2015 tarihinde ve sonrasında gerçekleşen canlı doğumlar için verilecektir. Bu tarihten önce doğan çocuklar için doğum yardımı verilmeyecektir. Ancak yeni doğan çocuğun kaçıncı çocuk olduğunun belirlenmesinde 15.05.2015 tarihinden önce doğmuş olan çocuklar da sayılacaktır.

Doğum yardımı başvurusu çocuğun Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS)’ne kayıt işleminin tamamlanmasını müteakip, başvuru yerlerine şahsen ya da iadeli taahhütlü posta veya kargo yoluyla yapılacaktır. Başvuru, ekte sunulan dilekçeyle birlikte Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri, Sosyal Hizmet Merkezleri’ne yapılacaktır.