STAR ANA SAYFA - 29 Mayıs 2016 Pazar
Ersoy Dede

edede@stargazete.com


Yazarımızın tüm yazıları »

CHP seçmenine hatırlatırım

  • 31 Ocak 2016 Pazar
  • Artık kaçışı olmayan bir tartışmanın içindeyiz..
    Hükümet modeli konusunda artık bir karar aşamasındayız.. 

    Bu, karar dediğimiz ise sadece ve sadece mevcut kafa karışıklığının giderilmesinden ibaret..

    Adı başka, kendi başka olan sistemin yerine oturmasından söz ediyorum..  

    Evet aynen de öyle..

    Adı başka, kendi başka..

    Ne kuş ne de deve yani..

    Bize mevcut sistemin parlamenter sistem olduğunu söylüyorlar sürekli..

    Savunurken de böyle savunuyorlar..

    “Biz parlamenter sistemin devamından yanayız” diyorlar..

    Sanıyorlar ki, ortada bir parlamento varsa sistem parlamenter oluyor..

    Değil işte..

    Türkiye’de sistem teorik olarak 2007 Referandumu’ndan bu yana, pratik olarak da 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana ‘Yarı Başkanlık’tır..

    Böyle kalacaksa ona göre bir düzenleme yapılması, değilse, nasıl değişeceğinin tartışılması gerekir.

    ***

    Düzenlemeden kastım ise muhalefetin iddia ettiği gibi Cumhurbaşkanının yetkilerinin arttırılması değil. Bilakis.. Belki de daha da azaltılması.

    Ve belki de Başbakan ile ve parlamentoyla paylaştırılması..

    Bakmayın siz, ‘başkanlık gelirse tek adam rejimi olur’ tezviratlarına..

    Bu halinden daha fazla yetki hiçbir sistemde olmaz herhalde..

    ***

    Gelin bakalım isterseniz Anayasa’ya..

    Mevcut Anayasa’ya göre zaten “Cumhurbaşkanı Devletin başıdır”..

    Görev ve yetkiler kısmı bu ifadeyle başlıyor..  

    Ve şöyle devam ediyor.. “.....Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde açılış konuşmasını yapmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni gerektiğinde toplantıya çağırmak, yasaları yayımlamak, yasaları yeniden görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geri göndermek, anayasa değişikliklerine ilişkin yasaları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak..”

    Bunlar, yasama yetkileri.. Gelelim yürütmeye..

    “... Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek, bakanları atamak ve görevden almak, Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmek, dilediğinde Bakanlar Kurulu’nu toplantıya çağırmak..” Daha?..

    Yürütmeden devam.. “Dış temsilci göndermek ve uluslararası anlaşmaları onaylamak-yayımlamak” vs..  

    Başka?..     Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanı sıfatıyla; “.. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar vermek,  Genelkurmay Başkanı’nı atamak, Milli Güvenlik Kurulu’nu toplantıya çağırmak, Milli Güvenlik Kurulu’na Başkanlık etmek, Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim ya da olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak...”

    Daha bitmedi :

    “...Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek, üniversite rektörlerini seçmek, Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek...”

    ***

    CHP seçmenleri eğer Anayasa’nın ilgili maddelerine baksa, zaten oy verdikleri partiye sistem değişikliği için kendileri bastırırdı.

    Tek bir hatırlatma yapayım, gerisini siz düşünün..

    Anayasa’nın Cumhurbaşkanına verdiği yetkiler böyle.

    Bugünkü Cumhurbaşkanı, yüzde 52 oyla doğrudan milletin seçtiği ilk Cumhurbaşkanı.

    Bu yetkilerinin tamamını hakkıyla kullanmak istese, anasının ak sütü kadar helal.

    Ama o diyor ki, ‘gelin sistemi regüle edelim ve yetkiyi paylaşalım’..

    Kalın sağlıcakla..