STAR ANA SAYFA - 30 Mayıs 2016 Pazartesi
Hüseyin Gülerce

hgulerce@stargazete.com


Yazarımızın tüm yazıları »

Gülen cinneti...

  • 17 Mart 2016 Perşembe
  • Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Başkanı Vitaliy Naumkin’in Pensilvanya’da Fethullah Gülen ile yaptığı röportaj, Rusya’nın Moskovskiy Komsomolets gazetesinde 10 Mart 2016’da yayınlandı. Gülen’in resmi web sitesi, röportajın Türkçesine geniş yer verdi. Ben bununla ilgili tweet atınca, hipnozdaki Gülenistler, “yalan söylüyorsun” diye ayağa fırladılar. Birisi de, “oğlum Rusya’da okuyor, böyle bir röportaj yayınlanmadı” diye yalanın sunturlusunu savurdu... Gülen’in resmi sitesinden alıntı yapıyorum ki, artık tek sığındıkları inkâr, tevil ve saptırmaları boşa çıksın... (Ne demişti Sayın Cumhurbaşkanı; bunlar yalanı yeminle söyleyen adamlar...)

    Fethullah Gülen artık ihanette sınır tanımıyor. Bir cinnet hali sergiliyor. İlk cinneti, gözlerinin yuvalarından dışarıya fırlamış gibi olduğu beddua seansında görülmüştü. Sonra savruldu da savruldu. 25 Aralık’ta Başbakan’a, yani hükümete darbeye teşebbüs etti. Sonra bağlılarından CHP’ye oy vermelerini istedi. HDP’nin desteklenmesi talimatı verdi. CHP-HDP hükümeti istemesi, MİT TIR’larının durdurularak Türkiye’nin, uluslararası zeminde köşeye sıkıştırılması için “teröristlere silah yardımı yaptığı” yalanının Gülen medyasında propaganda edilmesi cinnet halinin başka tezahürleriydi. Brüksel ve Washington’da onursuz bir ihbar lobisi gibi çalışıp Türkiye aleyhinde tezviratta bulundular, ABD milletvekillerinden ve senatörlerden Yahudi lobisinin desteği ile (hem de yüz senatörün 80’inden) imza topladılar. Telefon dinlemelerine dair soruşturmalar, Baykal ve MHP milletvekilleri dâhil şantaj kasetleriyle ilgili iddialar arttıkça, Dink cinayeti ile ilgili yeni soruşturma Gülen bağlılarına yaklaştıkça Gülen’in cinneti artıyor. Son olarak bir Rus gazetesine konuşması, bunun son örneği.

    Fethullah Gülen söz konusu röportajında, “Bazen böyle işte IŞİD gibi, el-Kaide gibi terör örgütleri oluyor. Bazen de terör devletleri oluyor, nasıl bakarlar bilemiyorum yani. İslam dünyasına bakıldığı zaman, bugün terör devletleri var. Bilmem yani kendi ülkem için aynı şeyi söylemeden hicap duyuyorum, belki mülahaza dairesini açık bırakmak lazım orda da. İnsanlara baskı oluyorsa, hürriyetler görmezden geliniyorsa, adalet yoksa istikamet yoksa yapmak istedikleri her şeye kanunlar uyduruyor, sonra yaptıkları şeyi yaptıktan sonra kanun çıkarıyorlarsa, bunlar da bir nevi terör sayılır...” diyor.

    Türkiye’nin canı hem de Başkent Ankara’daki peş peşe kanlı PKK teröründen yanarken, bölücü terör örgütü Sur’da, Cizre’de, Suriye’ye sınır ilçelerde askerimizi, polisimizi şehit ederken, Kürt kardeşlerimizi yerlerinden, evlerinden ederken, Gülen, PKK’nın adını bile anmadan “Türkiye, terör devletidir” diyor. Hani derler yana, “senin yatacak yerin yok” diye, insanımızı bunu söylemeye kadar getiriyor...

    Türkiye ve İslam tarihi böyle bir “din adamı” görmedi. Dine hizmet ediyorum diye yola çıkıp, milletin evlatlarını kendi devletinin içine ajan gibi sokup, kendi devletinin karşısına dikeni görmedi. Binlerce işadamı, yazar, gazeteci, sanatçı, milletvekili, bakanı dinlediği, şantaj kasetleri ile Türkiye’yi yönetmeye kalktığı iddiası ile köşeye sıkıştırılan bir din adamı görmedi. Dini kendisine göre yorumlayıp, önce yumuşak yüzünü öne çıkartan ama perde gerisinde meşru gaye için gayrı meşru her yolu mubah gördüğüne, hipnoz altındaki bağlılarını bu konuda ikna ettiğine, böylesine içten pazarlıklı olduğuna kanaat getirilen bir din adamı hiç görülmedi...

    Gülen, hükümetin yeni terör tanımı hamlesinin olduğu bir sırada, iyi bir koz verdi. “Bunlar da bir nevi terör sayılır” diyor ya, tam da bu Paralel Devlet Yapılanmasının derdest edilmesi için yol gösterdi...