STAR ANA SAYFA - 28 Mayıs 2016 Cumartesi
Hüseyin Gülerce

hgulerce@stargazete.com


Yazarımızın tüm yazıları »

Gülen’in bedduası, Zarrab’ın tutuklanması

  • 25 Mart 2016 Cuma
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan önümüzdeki hafta ABD’ye ziyarette bulunacak. Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne katılacak ve Maryland eyaletinde inşa edilen caminin açılışını yapacak.

    Ziyaret öncesinde İran asıllı Türk işadamı Rıza Sarraf (Reza Zarrab) 19 Mart akşamı Miami Uluslararası Havalimanı’nda gözaltına alındı. Zarrab “ABD’ye karşı dolandırıcılık, uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı ihlal etmek, bankacılık sistemine karşı dolandırıcılık ve kara para aklama” iddiaları ile tutuklandı.

    Başta CHP ve Gülenciler, Erdoğan ile AK Parti düşmanlarında bir sevinç bir sevinç... Sayın Kılıçdaroğlu, “Göreceksiniz Sarraf orada konuşacak, 4 bakanla ilgili bütün gerçekler ortaya çıkacak. Eminim çoğunun gözüne bu akşam uyku girmeyecek” diyor.

    17/25 Aralık darbesinde deviremedikleri Erdoğan ve AK Parti iktidarını sanki bu defa bitirecek bir fırsat doğmuş gibi sevinenler, heyecanlarını gizlemiyorlar: Bizdeki yargı bir şey yapamadı ama ABD affetmez arkadaş...

    Hükümeti devirmek için terörden medet umanlar, şimdi de ABD yargısına sarılıyorlar. Hâlbuki bugüne kadar milletin desteği ve demokratik tercihi hep AK Parti’den, Erdoğan’dan yana oldu, onlar hep kaybettiler. AK Parti hükümetine ve Sayın Erdoğan’a karşı, yolsuzluk iddialarından şimdiye kadar hiç netice alamadılar. Hatırlayınız, Gezi olayları kalkışması ile netice alamadılar. Devlete sızmış Paralel Yapı harekete geçti yine başaramadılar. 17/25 Aralık 2013 darbesi 30 Mart yerel seçimleri öncesinde yapıldı. Araya bir de Ocak 2014’te MİT TIR’larını Gülenist kumpas ile durdurup, Türkiye’yi dünyaya “İslami terör örgütlerine silah yardımı yapan ülke” iddiası ile jurnallediler. Üç ay boyunca muhalefet yolsuzluk dedi, rüşvet dedi. Gülen medyası, Doğan medyası yüklendi de yüklendi. Arkasından cumhurbaşkanlığı seçimleri, 7 Haziran seçimleri, HDP’ye destek, CHP-HDP hükümeti istemeler... Ne bitti, ne yetti. Şimdi de ABD savcısını allayıp pulluyorlar.

    Rıza Sarraf olayında ABD’nin elbet bir hesabı var. Bu hesap İran’la da, Türkiye’nin Suriye politikası ile de ilgili olabilir. Türkiye terörle mücadele ederken ABD bize bir müttefik gibi destek vermiyor. “PKK terör örgütüdür ama Suriye’deki PYD bizim dostumuz” diyor. Devlet ciddiyeti ile önlerine belgeler konuyor, PYD’nin, PKK olduğu gösteriliyor. Barzani bu gerçeği teyit ediyor. ABD ısrarından vazgeçmiyor. Demek ki, Washington Türkiye’yi kendi eksenine çekemiyor ki yeni bir cephe açıyor, Sarraf’ın tutuklanması operasyonu devreye giriyor. Evet, Sarraf oraya bilerek gitti. Türkiye’de can emniyetinin kalmadığını düşünmüş olabilir, kendisine ABD’den teminat verilmiş olabilir, bilmiyoruz. Ama Amerika’ya, tutuklanacağını bilerek uçtu.

    Gülenciler de çok sevindi Sarraf’ın tutuklanmasına. Hakan Şükür’den sonra bir şöhreti daha el üstünde tutuyorlar. ABD’deki basketbolcu Enes Kanter’i Fuat Avni gibi kullanıyorlar. Sarraf’ı tutuklayan savcı için ona twitt attırıyorlar: “Allah’ına gurban be. Adamın dibi, hammaddesi” diye yazdırıyorlar.

    Benim de bir şey dikkatimi çekti. F. Gülen 17 Aralık darbesinden üç gün sonra 20 Aralık’ta beddua etti. “Evlerine ateşler salsın, yuvaları yıkılsın” dedi. Bedduadan beş gün sonra da asıl darbe yani 25 Aralık oldu. Ancak bedduası ters tepti, kendisine bağlı kurumlar tepetaklak oldu.

    Sarraf’ın tutuklanmasından önce Gülen yine beddua etti: “Bize yapılanlar karşısında susan ne kadar insan varsa, evlerine ateşler sal, zırvasından zirvesine kadar hepsini yerin dibine batır Allah’ım...”

    Rus gazetesine röportaj verip “Türkiye terör devletidir” diyen Gülen hala anlamıyor. Yaptığı beddualara, milletin duaları kalkan oluyor. O beddualar dönüyor kendisini yakıyor.

    Terörden, ABD yargısından medet umanlar erken seviniyorlar...