STAR ANA SAYFA - 01 Haziran 2016 Çarşamba
Nasuhi GÜNGÖR

ngungor@stargazete.com


Yazarımızın tüm yazıları »

Reform yap ya da git Erdoğan öyle mi!

  • 12 Mart 2016 Cumartesi
  • Hemen her işaret, Ankara’da bahar aylarının hayli sıcak geçeceğini gösteriyor. Sancılı ve bir o kadar da kaçınılmaz bir değişime doğru adım adım ilerliyoruz. Nisan ayından itibaren başlayacak hareketlilik, kuvvetle muhtemel bu yıl tamamlanmadan, çoğumuzun hayal bile edemeyeceği bir yeni Türkiye tablosu çıkaracak karşımıza.

    Türkiye’nin neden böyle bir değişime doğru ilerlediğini, mevcut siyasi dengelerin ve hepsinden önemlisi sistemin ülkeyi taşımakta niçin zorlandığını anlamak için pek çok başlığa bakmak mümkün. Ama belki de en net söylenecek söz şu: Terörle mücadele, paralel yapının tasfiyesi ve bölgesel sorunların kıskacından kurtulma üçgeninde Türkiye, kendisini baştan aşağıya yenilemek zorunda.

    Bunları anlamaya çalışırken bize yardımcı olacak güncel bir olay var karşımızda. ABD’nin iki eski Türkiye Büyükelçisi, Morton Abramowitz ve Eric Edelman, Washington Post üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı istifaya davet etmişler. Hem de tepemizde ‘reform’ kılıcı sallayarak. Demişler ki ‘Erdoğan, ya eskiden inandığı gibi reformlara devam etsin ya da istifa etsin.’

    Güzel, hem de çok güzel bir pas atmış iki eski büyükelçi. Değerlendirmemek haksızlık olur. Unutmadan bu iki ismin hadlerini aştıkları ilk vukuatları da değil bu sözleri.

    Ne reform yapmaktan, ne de değişimden kaçınıyor Türkiye. Bunca belaya, bunca kuşatmaya ve soruna rağmen geleceğe yürümekte kararlı. Ankara’da görev yapmış, sonrasında da aktif olarak ülkemize olan ilgilerini devam etmiş bu iki isim, bize demokrasi dersi ve reform tehdidinde bulunacağına, önce kendi marifetlerine bir baksa ne iyi olur.

    Türkiye, terörle mücadele ediyor. Bu belanın bir daha ayaklarına dolaşmaması ve hepsinden önemlisi Kürtlerle kader birliğini kimsenin bozamayacağı bir noktaya getirmek için. Peki Abromowitz ve Edelman’ın ülkesi ne yapıyor? Ya teröre aktif destek veriyor, ya akıl hocası oluyor veya bir şekilde uzantılarını yaşatmak için bin türlü tezgah açıyor.

    Türkiye, devlet içinde devlet olmaya ramak kala suçüstü yakalanan paralel çeteyle mücadele ediyor. Onların gerek ülke içinde, gerekse uluslararası düzeydeki ağlarını çökertmek için yakın tarihinin en zor mücadelelerinden birisini veriyor. Öteden beri bu yapının akıl hocaları arasında ilk sıralarda yer alan iki eski büyükelçi, hiç utanıp sıkılmadan ‘Erdoğan ya reform yapsın, ya gitsin’ diyor.

    Pes doğrusu!

    Teröre, onun bu coğrafyadaki uzantılarına destek ol. Samimi destek gerekince ortadan kaybol. PKK kötü ama PYD iyi edebiyatını geliştir. Paralel çetenin liderini hala korumaya devam et. Dünyanın dört bir yanında onları muhafaza etmek için çaba göster. Suriye konusunda bir o yana, bir bu yana savrul. Dünyanın gözlerinin içine baka baka Şam’daki katili Rusya’nın güvenli kollarına teslim et.

    Sonra Türkiye’den reform iste! Hadsizliğin sınırlarını iyice zorlayıp bir de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı istifaya çağır!

    Siz reform derken neyi kastediyorsunuz, kimden ne bekliyorsunuz bilemem. Benim bildiğim tüm zorluklara ve sizin de katkınız olan kuşatmaya rağmen Türkiye’nin cesaretle ve değişimden korkmadan yoluna devam ettiği.

    Daha fazlasını da yapacak Türkiye. İki emekli büyükelçinin de onları konuşturan iradenin de hayal bile edemeyeceği bir güç olacak bu coğrafyada. 

    Ama azıcık sabredin. Dün bu ülkede eli kanlı darbecilere alkış tutup ‘Bizim çocuklar başardı’ diyordunuz ya. İşte onların artığı olan anayasadan kurtulunca, yeni ve güçlü bir sisteme, başkanlığa adım atılınca başlayacak asıl değişim.

    Türkiye’de devleti ele geçirmesi için yıllar boyu hazırladığınız paralel tezgah tamamen çökertilince başlayacak asıl değişim.

    Türkiye ve yakın coğrafyasındaki Kürtleri yakınınızda tutmak için besleyip büyüttüğünüz terör belasından kurtulunca başlayacak değişim. 

    Duymayın her sesi. Kervan yürüyor.